Broke down türkçesi Broke down nedir

  • Got ruined.
  • Çökmüş.
  • Parçalanmış.
  • Went out of working order.

Broke down ile ilgili cümleler

English: Ali broke down and told the police everything.
Turkish: Ali çözüldü ve her şeyi polise anlattı.

English: Ali broke down and told Mary the truth.
Turkish: Ali baskıya dayanamadı ve Mary'ye gerçeği söyledi.

English: Ali broke down and started to cry.
Turkish: Ali duygularını kontrol edemedi ve ağlamaya başladı.

English: After hearing the sad news, she broke down in tears.
Turkish: Üzücü haberi duyduktan sonra, o, gözyaşları içinde yıkıldı.

English: Ali broke down when he heard the bad news.
Turkish: Ali kötü haberi duyunca yıkıldı.

Broke down ingilizcede ne demek, Broke down nerede nasıl kullanılır?

Broke : Yolsuz. Beş parasız (argo terim). Çulsuz. Parasız. Cebi delik. Meteliksiz. İflas etmiş. Eli boş. Züğürt. Kesik.

Down : Alaşağı etmek. Düşürmek. Bozuk. Aşağısında. Boyunca. Çökmek. Aşağısına doğru. Yıkmak. İndirmek. Aşağı.

The car broke down : Arabam bozuldu.

Broke his heart : Onun için üzülmesine neden olmuş. Onu hayal kırıklığına uğratmış. Kalbini kırmış.

Broke in : Alıştırmak. Zorla girmek. Sözünü kesmek. Lafa karışmak. Terbiye etmek.

Broke new ground : Gelişme gösteren. Başaran. Keşifler yapan.

 

İngilizce Broke down Türkçe anlamı, Broke down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Broke down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lacerated : Kopuk. Yırtık. Pürüzlü. Sökülmüş. Hasarlı. Yırtılmış. Yaralanmış.

Decadent : İtibarını yitiren. Çökmekte olan. Çökmekte olan sanatçı. Çürümüş. Batmış. Gözden düşen. Dekadan. Yıkılmış. Yozlaşmış. Gerileyen.

Disjoined : Ayrı. Ayrılmış. Ayrılı.

Divided : Farklı. Ayrı. Munkasem. Bölünmüş. Ayrılmış. Parçalarına ayrılmış.

Fragmented : Kopmuş. Ayrılmış. Parçalarına ayrılmış. Parçalarına ayrılma. Parçalara ayrılmış. Bölünmüş. Parçalı.

Decrepit : Eskimiş. Zayıf düşmüş. Moruk. Dermansız. Zayıf. Eli ayağı tutmaz. Eli ayağı tutmaz (argo terim). Bir ayağı çukurda. Eski. Yıpranmış.

Down and out : Yoksul. Bezgin. Hayatta yenilgiye uğramış. Sefil. Parasız pulsuz. Perişan. Serseri. Bitkin. Yıkılmış.

Fractal : Kesirsel. Benzer elemanların oluşturduğu şekil. (bilgisayarda) ilginç dış hatları olan geometrik şekiller. Oransal kırılma. Her birinin ikincisinin kopyası olarak göründüğü parçalanmış boyutları olan gruplar (matematikte mandelbrot grubu gibi). Fraktal. Kırılmış.

Fractionalized : Bölümlere ayrılmış.

Shattered : Enkaz haline getirilmiş. Bozulmuş. Paramparça olmuş. Canı çıkmış. Yıkılmış. Harabeye dönmüş. Yok edilmiş. Parçalara ayrılmış. Bitkin.

Broke down synonyms : crocked, decadents, collapsed, decomposed, badly torn, parted, hollow, crumpled up, broken, depressed, ripped, fractals, crooked, shivered, hollower, broken down, down in the dumps, fell down, comminuted.