Decadent türkçesi Decadent nedir
- Yozlaşmış.
- Gerileyen.
- Yıkılmış.
- Batmış.
- Çökmekte olan.
- Dekadan.
- İtibarını yitiren.
- Gözden düşen.
- Çürümüş.
- Çökmekte olan sanatçı.
- Çökmüş.
Decadent ingilizcede ne demek, Decadent nerede nasıl kullanılır?
Decadently : Çürümüş bir şekilde. Yozlaşmış bir şekilde. Yıkılmış olarak. Gözden düşerek. Bozulmuş bir şekilde. Gerileyerek. Ahlaksızca. Çökmüş bir şekilde.
Decadents : Çökmekte olan sanatçı. Batmış. Gözden düşen. Dekadan. Çökmekte olan. Yıkılmış. Çürümüş. İtibarını yitiren. Çökmüş. Yozlaşmış.
Decadence : İnkıraz. Aşırı rahatına düşkünlük. Çökme. Batma. Çöküş. Gerileme. Zeval. Yıkılış.
Decadency : Çökme. Ahlaksızlık. Ruhsal veya ahlaki nitelikler açısından yozlaşmış olma durumu. Çöküş.
Decade resistance box : Direnç kutusu. Onarlık iki küme ve direnç kangalından oluşan direnç kutusu; birinci kümede her kangal bir ohm'luk, ikinci kümede on ohm'luktur. Onluk direnç kutusu.
Deca : On kez. On. Deka.
Second development decade : İkinci kalkınma on yılı. Birleşmiş milletler genel kurulu tarafından, 1970li yıllarda sanayileşmiş ülkelerin gayrisafi milli hasılalarının binde yedisini az gelişmiş ülkelere yardım olarak vermelerinin öngörüldüğü dönem. krş. birinci kalkınma on yılı.
Decaf : Kafeinsiz kahve.
Decades : Onluk. Onlu takım. Onlu grup. On yıllar. Onyıl.
Decachord : On tane teli olan bir harp türü.
İngilizce Decadent Türkçe anlamı, Decadent eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Decadent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Decomposed : Çözünmüş. Ayrıştırılmış. Münhal. Bozunmuş. Ayrışmış. Parçalanmış. Parçalara ayrılmış. Çözülmüş. Bozulmuş.
Bankrupt : Çökertmek. İflas ettirmek. İflas etmiş. Müflis. Borcunu ödeyememiş. Mahvolmuş. Mahvetmek. Yükümlülüklerini yapmaya, borçlarını ödemeğe gücü olmayan ve bu nedenle batkınlıklarına karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler. İflas etmiş kimse.
Fell down : Devrilen. Yıkılan. Düşmüş.
Degraded : Rütbe veya konumdan aşağı düşürülmüş. Alçalmış. Değeri düşürülmüş. Düşürülmüş. Alçalt. Ahlaki açıdan serbest. Hovarda. Alçaltılmış. Alçaltıcı.
Steep in : Bastırıp bekletmek (sıvıya). Doymuş. Dolu. -e batmak.
Effete : Güçsüz. Eskimiş. Köhne. Kısır. Bitkin. Efemine. Yorgun. Halsiz. Verimsiz.
Bluer : Har vurup harman savurmak. Çivit. Mavi. Deniz. Sınav. Maviye boyamak. Morarmış. Mavi yapmak. Müstehcen.
Hollower : Oyuk. Delik. Kof. Çökük. Yalan. Sahte. Delikli. Çukur. Boşluktan gelen.
Blasted : Allah'ın belası (argo terim). Ölmüş. Tahrip olmuş. Kafası güzel veya iyi. Sarhoş. Yok olmuş. Yıldırım çarpmış. Harap. Kahrolası.
Disconsolate : Tesellisi mümkün olmayan. Kederli. Avutulamaz. Yüreği yanık. Acılı. Çok kederli. Tesellisiz. Avunamaz. Çok üzüntülü.
Decadent synonyms : overthrown, black and blue, broken down, fallen from grace, contused, bastardized, crocked, crumpled up, wracked, decayed, indulgent, putrid, sacked, demersal, ecchymosed, broken, collapsed, regressor, retreating, bastardised, bluest, retrograde, sank, submerged, mired, sinked, atrophied, carious, broke down, blue, degenerates, aground, belly up.
Decadent zıt anlamlı kelimeler, Decadent kelime anlamı
Decadent antonyms : nonindulgent, good person.
Decadent ingilizce tanımı, definition of Decadent
Decadent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Specif. applied to a certain school of modern French writers. One that is decadent, or deteriorating. Decaying. Esp., one characterized by, or exhibiting, the qualities of those who are degenerating to a lower type. Deteriorating.

Bu kısımda Decadent kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Decadent ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Decadent anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Decadent ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.