Slick türkçesi Slick nedir

  • Kaliteli dergi.
  • Hilekar.
  • Düzgün.
  • Üçkağıtçı.
  • Yüze gülücü.
  • Usta.
  • Kaygan.
  • Purüzsüz.
  • İnce petrol tabakası.
  • Şeytan gibi.
  • Becerikli.
  • Kuşe kağıtlı dergi.
  • Usta işi (şey).
  • Düz.
  • Düzlemek.
  • Yapmacık kibar.
  • Parlak ve kaygan.
  • Düzeltmek.
  • İçi kof.
  • Tatlı dilli.
  • Kurnaz.
  • Düzleştirmek.
  • Tam.

Slick ile ilgili cümleler

English: Don't swallow that slick propaganda.
Turkish: Bu kaygan propagandayı yutma.

Slick ingilizcede ne demek, Slick nerede nasıl kullanılır?

Slick down : Parlatmak. Düzleştirmek.

Slick paper : Kuşe kağıtlı dergi. Kaliteli dergi.

Oil slick : Deniz yüzeyine yayılan petrol tabakası. Deniz üzerinde yüzen petrol tabakası. Suyun üzerindeki yağ tabakası. Su üzerinde yüzen petrol tabakası. Denizin üzerindeki petrol tabakası. Deniz vb üzerinde yüzen yağ tabakası. Petrol sızıntısı. Yağ birikintisi (denizde).

Slicked : Düzleştirmek. Düzleştirilmiş (saç vb). Düzlemek. Düzeltmek. Kayganlaştırmak.

Slicken : Düzgün.

Slickensides : Fay aynası. Kırık aynası.

Slickenside : Bir kırıkta, iki kanadın yerlerinden oynaması ve birbirlerine sürtünmesiyle oluşan, koşut çizikli, cilalı kırık düzlemi. Fay aynası. Kırık aynası.

Slickest : En düz. Becerikli. En pürüzsüz. Usta. Düz. Purüzsüz. Kaygan. Kurnaz. Düzgün. Şeytan gibi.

Slickered : Bir yağmurluk giyen.

 

Slicking : Düzleştirmek. Parlatma. Düzgünleştirme (döküm kalıbı). Düzlemek. Düzeltmek. Kayganlaştırmak. Pürüzsüzleştirme.

İngilizce Slick Türkçe anlamı, Slick eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slick ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Slickness : Kaypaklık. Alavere dalavere. Kurnazlık. Parlaklık. Düzgünlük. Aldatıcılık. Kayganlık. Pürüzsüzlük.

Cardsharps : Hilebaz (iskambil). Hilebaz. İskambilde üçkağıtçı. İskambilde hileci. Hileci.

Artists : Ressam. Sanatçı. Artist. Sanatçılar. Sanatkar.

Fettles : Akıl. Fırın astarı onarımı. Döküm temizliği. Hal. Durum. Ruh ve beden durumu. Hal durum.

Able : Ehil. İstidatlı. Gücü yeten. Yapabilen. Hünerli. Muktedir. Güçlü. Kadir. Kabiliyetli. Beceri gerektiren.

Smoothy : Milk shake. İki yüzlü kimse. Sıvı meyve püresi. Terbiyeli kimse. Büyüleyici kimse. Dalkavuk kimse. Güler yüzlü kimse. Pürüzsüz dilli kimse. Kadınları kolaylıkla tavlayan tatlı dilli adam.

Glossies : Perdahlı. Cilalı. Parlak kağıda basılmış kaliteli dergi. Saten gibi. Gösterişli. Sahte tavırlı. Parlak. Kuşe kağıda basılmış.

Adept : Ehil. Üstad. Mütehassıs. Mahir. Uzman. Yetenekli. Becerili. Çok yetenekli kimse.

Very clever : Zehir gibi. Çok zeki.

Glace : Parlak. Glase.

Slick synonyms : pinguid, conman, glossy, artful dodger, kosher, smoothies, in good order, lubricious, smooth tongued, even, creamier, honied, defter, glaces, glossier, adjust, satanical, impish, double tongued, plastered, glaceing, slick down, builder, calibrates, cagiest, calculating, accomplished, clean cut, cannier, bunko, horizontal, planish, cattish.

 

Slick zıt anlamlı kelimeler, Slick kelime anlamı

Roughness : Hoyratlık. Kabalık. Engebe. Dalgalılık. Şiddet. Pürüzlülük. Seklik. Haşinlik. Husunet. Sertlik.

Artless : Kültürsüz. Doğal. Hünersiz. Basit. Açıksözlü. Yapaylıktan uzak. Saf. Sanatsız. Yalın. İçten.

Slick ingilizce tanımı, definition of Slick

Slick kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sleek. A wide paring chisel. A slick, or smooth and slippery, surface or place. Smooth. To make sleek or smoth. A sleek.