Sliders türkçesi Sliders nedir

  • Kaydırgaç.
  • Kayan veya kaydıran kimse veya şey.
  • Sürgülü makara.
  • Kaydırma butonu.
  • (bilgisayar) bir değişkenin değerini girmek için kayan bir cetvel üzerinde hareket edebilen işaret (bir grafiksel kullanıcı arayüzünde).
  • Tatlısu kaplumbağası.
  • Kaydırıcı.
  • Falsolu top atma (beyzbol).

Sliders ingilizcede ne demek, Sliders nerede nasıl kullanılır?

Backsliders : Kötü yola düşen kimse. Günaha dönen kimse. Dininden dönen.

Slider box : Yukarı akıtma imleci.

Slider dimmer : Karşı dirençli karartıcı. En eski ve yalın karartıcı türü. elektrik akımına çeşitli tutarda karşı güç sağlayarak ışıtaca giden akımı denetleyebilen aygıt. bunların düz akımla da çalışan değişik biçimleri vardır: diskli, kayar fırçalı.

Slider : Kayan veya kaydıran kimse veya şey. Kaydırgaç. Sürgülü makara. Falsolu top atma (beyzbol). Kaydırma butonu. (bilgisayar) bir değişkenin değerini girmek için kayan bir cetvel üzerinde hareket edebilen işaret (bir grafiksel kullanıcı arayüzünde). Tatlısu kaplumbağası. Kaydırıcı.

Backslider : Kötü yola sapan kimse. Dininden dönen. Kötü yola düşen kimse. Günaha dönen kimse.

Slide agglutination test : Lam aglütinasyon testi. Lam kümelenme testi. Lam üzerinde partiküler antijenlerle serumdaki antikorların özgül bağlantılar oluşturması sonucu gözle görülebilir kümeler meydana gelmesi ilkesine dayalı olarak yapılan immünolojik tanı yöntemi.

 

Slide bolt : Sürgü.

Slide back : Geriye kaymak. Geriye kaymak veya çekilmek.

Slide carrier : Saydam resim taşıyıcı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saydam resimleri mercek ile ışık kaynağı arasından geçirmeye yarayan gösterici parçası.

Slide caliper : Sürmeli kumpas. Sürmeli kompas.

İngilizce Sliders Türkçe anlamı, Sliders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sliders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Side slip : Savrulma. Uçağın dönerken aşağı ve içeri doğru kayması. Yana kayma.

Go : Ayrılmak. Erişmek. Ölmek. Geçmek. Bahse girmek. Uymak. İş görmek. Yok olmak. İlerlemek. Başlamak.

Skidders : Kızak. İtici. Skider.

Submarine : Denizaltı. Denizaltı gemi. Denizin altında olan. Denizaltında olan. Denizaltı ile saldırmak. Denizaltı ile ilgili. Su altında seyredebilen taşıt. Denizdibi. Denizaltında yetişen.

Glide : Sessizce ve kayıyormuş gibi gitmek. Motorsuz uçmak. Süzülerek gitmek. Planörle uçmak. Kaymak (bir yerden vb). Süzülmek. Akmak. Kaymak. Kaydırmak.

Slew : Dönmek. Çevirmek. Yığın. Devretmek. Fazla miktar. Devir yaptırmak. Çevirme. Bataklık arazi. Döndürmek. Çok miktar.

Terrapins : Maryland üniversitesi'nin (abd) atletizm takımlarının adı. Bir çeşit su kaplumbağası. Küçük su kaplumbağası. Tatlı su kaplumbağası. Su kaplumbağası.

Shifters : Değiştici. Değiştirici. Hırsız. Vardiyacı. Şalter. Dekor değiştirici.

Slip : Kaydırmak. Ayağı kaymak. Yanılmak. Erken doğmak (zooloji terimi). Kaymak. Gerilemek. Kaçmak. Hata yapmak. Alışverişlerde ödenen vergi dahil paranın miktarını, malın cinsini, firma adını ve alışveriş tarihini gösteren belge. krş. fatura.

 

Sliders synonyms : locomote, slider, travel, skidder, slither, skid, slue, terrapin, shifter, move.

Sliders zıt anlamlı kelimeler, Sliders kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.