Slinging türkçesi Slinging nedir

  • Sapanla atmak.
  • Bocurgat halatı ile çekmek.
  • Askıya almak.
  • Asmak.
  • Halatla çekmek.
  • Atmak.
  • Malları zincirle gemiye çekmek için ödenen bağlama ücreti.

Slinging ingilizcede ne demek, Slinging nerede nasıl kullanılır?

Gunslinging : Silahla ateşlemeye hazır olma durumu. Silahlı olma. Dövüş sırasında silah ateşleme eylemi.

Mudslinging : Dair. Çamur atma.

Unslinging : Askıdan indirmek.

Sling ink : Çamur atmak (yazıda). Yazısında eleştirmek.

Sling mud at : Çamur atmak. Çamur sıçratmak. Birine hakaret etmek. Birisine herkesin arasında kötü davranmak. Aşağılamak.

Ehmer sling : Ehmer bandajı. Köpeklerde kalça çıkıklarında kalça ekleminin vücut ağırlığını taşımaması için ayağın ön ve arka kısmının plasterle sarıldıktan sonra diz ekleminin bükülerek ayağın kıvrılıp plasterle bükük bir tarzda sarılması işlemi.

Vellpeau sling : Velpau sargısı. Küçük hayvanlarda ön bacağı dinlendirerek bütün eklemlerinin hareketini engellemeye yönelik bir bandaj türü. kürek kemiği omuz eklemiyle ilgili lezyonlarda kullanılır. ön bacak pamukla desteklendikten sonra sarma işlemine göğüs kafesi de dahil edilir ve dirsek eklemi kıvrılarak göğüs kafesiyle birlikte sarılır.

Slinger : Atan kimse. Sapancı. Uyuşturucu satıcısı. Atıcı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Savuran kimse. Torbacı. Fırlatan kimse.

 

Slingbacks : Arkası açık iskarpin. Topuğundan bağlı.

Baby sling : Omuzdan askılı ana kucağı. Ana kucağı.

İngilizce Slinging Türkçe anlamı, Slinging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slinging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Catapults : Vurmak. Fırlatmak. Katapült uçak. Mancınıkla atmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Mancınık. Sapan.

Slung : Fırlatılmış.

Bung : Hırpalamak. Tıpalamak. Fıçı tapası. Tapa. Tapalamak. Ağzını tıpa ile kapamak. Tıkamak. Dövmek. Tıkaç.

Draping : Katlamak. Kaplamak. Dökümlü olmak. Kumaşla süslemek. Kumaşla örtmek. Dökülmek. Sarkmak. Kıvırmak. Süslemek.

Gibbeted : İdam etmek. Vinç kolu. Maçuna kolu. Rezil etmek. Bel kirişi. Kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak. Darağacı.

Drooped : Solmak. Eğmek. Kuvvetten düşmek. Ümidini yitirmek. Hali kalmamak. Sarkmak. Düşmek. Boynunu bükmek (bitki veya çiçek). Eğilmek.

Droop : Öne eğmek. Hali kalmamak. Sarkmak. Eğmek. Eğilmek. Düşmek. Sarkıtmak. Zayıflamak. Aşağı düşmek.

Catapulted : Mancınıkla atmak. Sapan. Fırlatmak. Katapült uçak. Mancınık. Vurmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili.

Cashiering : Vezneci (bankada). Kovmak. İşine son vermek. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Kasa. Veznedar. Kasadar. Kasiyer.

Slinging synonyms : slings, cast away, sling, cashier, put aside, suspends, catapult, halter, gibbet, suspending, gibbeting, drape, droops, drape over, throw, halters, cast out, gibbets, chuck, hang on board, catapulting, cast aside, cast offs, cashiered, suspend, chuck away, haltering, haltered, hang, draped, cast off, lie over, hang back.