Sloppy türkçesi Sloppy nedir

  • Gülünç derecede hassas.
  • Çapaçul.
  • Yarım yamalak.
  • Islak ve kirli.
  • Uyduruk.
  • Baştansavma.
  • Çok dalgalı (deniz).
  • Aptalca.
  • Saçma.
  • Dağınık.
  • Sulu.
  • Baştan savma yapılmış.
  • Pasaklı.
  • Cıvık.
  • Baştan savma.
  • Yarımyamalak.
  • Islak.
  • Son derece dikkatsiz.
  • Kaba saba.
  • Çamurlu.

Sloppy ile ilgili cümleler

English: Ali was accused of doing sloppy work.
Turkish: Ali yarım yamalak işi yapmakla suçlandı.

English: Ali does sloppy work.
Turkish: Ali yarım yamalak iş yapar.

English: Ali did a sloppy job.
Turkish: Ali özensiz bir iş yaptı.

English: Ali is a sloppy painter.
Turkish: Ali özensiz bir ressamdır.

English: That's a sloppy job.
Turkish: Bu yarım yamalak bir iş.

Sloppy ingilizcede ne demek, Sloppy nerede nasıl kullanılır?

Sloppy joe : Bir tür kıymalı sandviç. Kıymalı ve domates soslu sandviç.

Sloppy work : Yarım yamalak iş.

Did a sloppy job : İşini zayıf yaptı. Gevşek bir iş yaptı. Kötü bir iş çıkardı.

Slopped : Çakırkeyif. Eğimli. Döküp saçmak. Dökmek. Sarhoş. Höpürdeterek içmek. Ağzını şapırdatarak yemek. Çamurlu suda koşmak. Sıçratmak. Suda yürümek.

Sloppier : Yarım yamalak. Islak. Gülünç derecede hassas. Sulu. Daha pasaklı olan. Çamurlu. Pasaklı. Cıvık.

Slop over : Coşmak. Dökülmek. Taşkınlık yapmak. Taşmak.

 

Slop out : Hapishane hücresini boşaltmak.

Slopping : Çamurlu suda koşmak. Sıçratmak. Dikkatsizce dökülen sıvı. Dökmek. Suda yürümek. Dikkatsizce pişirilen yemek. Ağzını şapırdatarak yemek. Döküp saçmak. Höpürdeterek içmek.

Slop pail : Bulaşık kovası. Pis su kovası. Çöp kovası.

Sloppiness : Eğimlilik. Çamurluluk. Kılıksızlık. Islaklık. Şapşallık. Komik derecede hassaslık. Dikkatsizlik. Pasaklılık.

İngilizce Sloppy Türkçe anlamı, Sloppy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sloppy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fictitious : Kurmaca. Gerçek olmayan. İtibari. Farazi. Simgesel. Hayali. Fiktif. İmgesel. Uydurma.

After a fashion : Pek iyi değil. Çok iyi değil. Şöyle böyle. Biraz kuşkulu. Kör topal. Az çok. Çat pat.

Dizzied : Sersemletici. Başını döndürmek. Sersem. Başı dönen. Sersemletmek. Hoppa. Fırıl fırıl dönen. Kuş beyinli.

Patchy : Yamalı. Huysuz. Düzensiz. Derme çatma. Şöyle böyle.

Half measure : Yarım yamalak tedbir. Yetersiz önlem. Uzlaşma. Yeterli olmayan tedbirler. Yetersiz önlemler. Karşılıklı ödün verme.

Cockamamie : Komik. Anlamsız (argo terim). Anlamsız. Gülünç. Saçma sapan. Çılgın.

Juicier : Ağız sulandırıcı. Cazip. Çekici. Özlü. Karlı. İlginç. Meraklı.

Botchy : Darmadağın. Kötü. Özensiz. Berbat.

Muddier : Karışık. Bulandırmak. Çamura bulamak. Bulanık. Çamurlamak. Pis. Çepelli. Anlaşılması zor. Çepellemek.

Decentralized : Merkezi olmayan. Merkezde olmayan. Merkezsizleştirilmiş. Özeksiz. Ademi merkezi. Dağıtılmış. Merkezsizleşmiş. Yerel yönetimler arasında devredilmiş idari yetkiler (merkezi otoriteye ait olan). Ademi merkeziyetçi.

 

Sloppy synonyms : clarty, crass, coarsest, ichorous, mirier, frowsier, dankest, newfangled, asininely, crasser, perter, brusque, patchiest, disheveled, gross, disjointed, boggy, crazier, drippier, bathetic, frowzy, moister, dilute, drenched, airy fairy, facetious, dishevelled, moistest, draggled, desultory, feculent, botched, pertest.

Sloppy zıt anlamlı kelimeler, Sloppy kelime anlamı

Tidy : Temizlemek. Düzeltmek. Çekidüzen vermek. Epey. Düzenli. Ivır zıvır kutusu. Çok. Temiz. Tertip. Derli toplu.

Careful : Cimri. Tutumlu (aşırı). Tedbirli. Onat. İtinalı. Titiz. İdareli. Dikkatli. Ölçülü. Sıkı.

Sloppy ingilizce tanımı, definition of Sloppy

Sloppy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wet, as with something slopped over. Muddy. Plashy. Wet, so as to spatter easily. As, a sloppy place, walk, road.