Small lake türkçesi Small lake nedir
Small lake ile ilgili cümleler
English: There are electric eels in this small lake.
Turkish: Bu küçük gölde elektrikli yılan balıkları vardır.
Small lake ingilizcede ne demek, Small lake nerede nasıl kullanılır?
Small : Mütevazı. Az. Ufak. Arka. Zayıf. Fakir. Alçak. Mini. Minik. Küçük küçük.
Lake : Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Abanoz rengi boya. Koyu kırmızı boya. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Lal rengi boyarmadde. Lake boya. Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri. Kırmızı boya maddesi. Göl.
Small adds : Küçük ilanlar.
Small ads : Küçük ilanlar.
Small amount : Küçük miktar. Küçük meblağ.
Small and medium scale business enterprises : Küçük ve orta boy işletmeler. Türkiye mevzuatına göre, çalışan sayısı iki yüz elli kişiden az ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon yeni türk lirası arasında olan işletmeler.
İngilizce Small lake Türkçe anlamı, Small lake eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Small lake ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pool : Karı paylaşmak. Ekip. Ç.spor toto. Birleştirmek. Havuz. Küme. Bir merkezde toplamak. Bir araya getirmek. Fon oluşturmak.
Lagoons : Deniz kulağı. Denizin uzantısı göl.
Artificial reservoir : Akarsular üzerinde kurulan büğetlerin ardında toplanan suların oluşturduğu yapay göl.
Puddles : Yayılmak (mürekkep). Çamurlu su. Tavlamak (demir). Çiş yapmak. İşemek. Kumlu harç. Külçe fırınında tasfiye etmek. Sıvacı çamuru. Çamurlamak (su). Sıva haline getirmek (kil ve kum).
Water hole : Su çukuru. Büyük yağmur suyu birikintisi. Küçük göl. Su göledi. Su birikintisi.
Lagoon : Etrafı kara ile çevrili sığ su. Açık denizden bir kum setiyle ayrılmış ya da kıyı dilinin gelişmesiyle göl biçimini almış, sığ koy ya da körfez. Lagün. Denizin uzantısı göl. Göl. Denizkulağı. Denizle irtibatlı ve denizin etkisi altında bulunan göller. Deniz kulağı. Oluşumlarında dalga aşındırma ve biriktirmesinin büyük payı olan, denizkulağı türünde göllere verilen ad, bk. çekmece, denizkulağı, gölcük.
Puddle : Yayılmak (mürekkep). Sıvamak. Su birikintisi. Sıvacı çamuru. İşemek. Külçe fırınında tasfiye etmek. Tavlamak (demir). Çamurlu su. Sıva haline getirmek (kil ve kum).
Linn : Kansas eyaletinde şehir. Missouri eyaletinde şehir. Derin derecik. Şelale. Küçük havuz. Çağlayan. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
Pond : Süs havuzu. Atlantik veya pasifik okyanusu. Killi topraklar üzerindeki küçük, kapalı çukurluklarda kaynak ve yağmur sularıyla beslenerek oluşan, akışsız, sığ ve kimi kez yapayları da olan bir göl türü. Gölden daha küçük yapıda, genellikle sulama suyu biriktirmek amacıyla bir set arkasında suların toplanmasıyla oluşan, normal olarak sulama mevsimi sonunda çok az suyu kalan durgun su kütlesi. Havuzcuk. Su giriş ve çıkışı kontrol altında olan, suyu istenilen düzeyde ayarlanabilen, gerektiğinde tamamen kurutulabilen, balık üretimi amacıyla kullanılan, kullanım amacı ve yapım biçimine göre değişik biçimleri olan, doğal ve yapay yapı. Küçük göl.
Small lake synonyms : lakelet.

Bu kısımda Small lake kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Small lake ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Small lake anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Small lake ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.