Ponds türkçesi Ponds nedir

Ponds ile ilgili cümleler

English: Japanese gardens usually have ponds.
Turkish: Japon bahçelerinin genellikle göletleri vardır.

English: Japanese shogi corresponds to chess.
Turkish: Japon shogi satranca karşılık gelir.

English: Ali says, "I love you.". Mary responds with "I love you, too."
Turkish: Ali "Seni seviyorum" der. Mary "Ben de seni seviyorum" diye karşılık verir.

English: A nerve cell responds to a slight stimulus.
Turkish: Bir sinir hücresi hafif bir uyarıcıya yanıt verir.

English: A cubic meter corresponds to 1000 liters.
Turkish: Bir metreküp, 1000 litreye karşılık gelmektedir.

Ponds ingilizcede ne demek, Ponds nerede nasıl kullanılır?

Aquatic production ponds : Su ürünleri üretme havuzları. Su ürünleri yetiştiriciliği yapmak amacıyla, toprak, beton ve ağ havuzlarla plastik veya benzeri malzemeden yapılan tank vb. üniteler.

Corresponds : Haberleşmek. Uyuşmak. Karşılığı olmak. Uymak. Karşılamak. Yazışmak. Yaramak. -in karşılığı olmak. Uyum sağlamak. Benzemek.

Desponds : Morali bozulmak. Moral bozukluğu. Umut kesmek. Umutsuzluk. Ümidini kesmek. Cesaretini kaybetmek. Keder.

Fishponds : Dalyan. Balık havuzu.

Millponds : Değirmen havuzu.

Fish pond : Balık yetiştirme havuzu. Balık havuzu. Livar. Su giriş ve çıkışı kontrol altında olan, suyu istenilen düzeyde ayarlanabilen, gerektiğinde kurutulabilen, balık üretimi amacıyla kullanılan, amacına göre değişik tipleri olan, doğal veya yapay yapılar.

 

Net pond : Ağ havuz. Ağ kafes.

Dew pond : Tepe bağlarında bulunan küçük ve sığ gölet.

Hatching pond : Balık yumurtalarının kuluçkaya alındığı havuz. Kuluçka havuzu.

Pond lily : Nilüfer. Gölotu.

İngilizce Ponds Türkçe anlamı, Ponds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ponds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Basin : Leğen. Havza. Çanak. Kara ile çevrili liman. Lavabo. Yalak. Tekne. Funda. Yerkabuğunda oluşan basıklık. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır.

Basins : Yalak. Koy. Kase. Leğen. Kara ile çevrili liman. Havza.

Pond : Killi topraklar üzerindeki küçük, kapalı çukurluklarda kaynak ve yağmur sularıyla beslenerek oluşan, akışsız, sığ ve kimi kez yapayları da olan bir göl türü. Küçük göl. Atlantik veya pasifik okyanusu. Yapay göl. Havuzcuk. Gölek. Süs havuzu.

Well deck : Havuzluk.

Neural structure : Sinir yapısı.

Repository : Ambar. Mahzen. Muhafaza. Kutu. Dolap. Depo. Zengin kaynak. Bellek. Sırdaş.

Water hole : Su çukuru. Küçük göl. Su göledi. Gölek. Su birikintisi. Büyük yağmur suyu birikintisi.

Lake : Lal rengi boyarmadde. Karalar üzerindeki çeşitli etkenlerle meydana gelen çukur yerlerin, zamanla sularla dolması sonucunda oluşan, suları tamamen boşaltılamayan, genellikle derin durgun su kütlesi. Lake boya. Abanoz rengi boya. Göl. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Karalar üzerinde, dört yanından kapalı ve oluşumlarıyla ayrımlı çanakları dolduran, az çok geniş ve derin, tuzlu ya da tatlı su örtüleri. Kırmızı boya maddesi. Koyu kırmızı boya.

 

Lagoons : Denizin uzantısı göl. Deniz kulağı.

Receptacle : Çiçeklik. Çiçek tablası. Bir çiçek kümesinde, çiçek kümesi sapının çok sayıda çiçek taşıyan genişlemiş ucu. Duy. Kap. Hazne. Reseptakulum. Priz. İçine öteberi konan kap.

Ponds synonyms : swimming hole, repositories, fishpond, piscina, small lake, lagoon, lakelet, bath, pons varolii, puddles, linn, puddle, respiratory center, mere, pool, brainstem, artificial reservoir, millpond, horsepond, brain stem, baslin.