Smiths türkçesi Smiths nedir

Smiths ile ilgili cümleler

English: The Smiths are our cousins.
Turkish: Smithsler bizim kuzenimizdir.

English: The Smiths had their house painted white.
Turkish: Smith ailesi evlerini beyaza boyattılar.

English: The Smiths are our neighbors.
Turkish: Smith ailesi bizim komşumuzdur.

English: The Smiths live in my neighborhood.
Turkish: Smith'ler benim mahallemde yaşıyor.

English: The Smiths moved to Ohio.
Turkish: Smith ailesi Ohio'ya taşındı.

Smiths ingilizcede ne demek, Smiths nerede nasıl kullanılır?

Smithsonian : Smithsonian enstitüsü'ne ait (1846 yılında james smithson tarafından yapılan bir bağışla washington d.c.'de kurulan ulusal öğrenim enstitüsü).

Smithsonian agreement : Doların altına çevrilgenliğinin ortadan kaldırılmasını ve diğer ulusal paralara göre ortalama % 9 oranında değersizleştirilmesini öngören, 1971 yılında imzalanan ve uluslararası para sistemini değiştiren anlaşma. Smithsonian anlaşması.

Smithsonite : Doğal çinko silikat. Smithsonit. Kalamin. Smitsonit.

Smithsooite : Smitnosit. Mineral. (znco3; metalimsi olmayan parıltı, ak, gri, yeşil, sarı; çizgi ak; sertlik 5, özgül ağırlık 4.3-4.5; hekzagonal. önemli çinko minerali. sfarerition oksitleşmesinde ya da metazomatoz olayları sonucu oluşur.).

 

Blacksmiths : Demirci. Nalbant.

Lindley smith estimator : Lindley-smith tahmincisi.

Silversmiths : Gümüş işi yapan kimse. Gümüşçüler. Gümüşçü.

Goldsmiths : Kuyumcu ustası. Kuyumcu. Kuyumcular.

Brass smith : Pirinççi.

James todd smith : Ladies love cool james (1968 doğumlu). L l cool j. Amerikalı rap müzisyeni ve sinema oyuncusu.

İngilizce Smiths Türkçe anlamı, Smiths eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smiths ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forgers : İmza taklit eden kimse. Mucit. Kalpazanlar. Taklitçi. Sahtekar. Sahteci. Kalpazan.

Ironsmith : Demir doğramacı. Soğukdemirci. Soğuk demirci.

Hit : Vurulmak. Vurmak. Yumruk atmak. Üzmek. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Vuruş. Başarılı film. Sanat ya da tecim yönünden başarı kazanmış film. Koyulmak. İsabet ettirmek.

Blacksmiths : Nalbant.

Smithy : Demircinin işyeri. Nalbant dükkanı. Nalbanthane. Nalbandın işyeri. Çilingir. Demirci dükkanı. Demirhane.

Hammerman : Varyozcu. Çekiç ile döven veya vuran kimse. Tokmakçı. Dövücü.

Ironmonger : Hırdavatçı. Demir hırdavatçı. Nalbur. Demir tüccarı.

Blacksmith : Sıcakdemirci. Nalbant.

Smithing : Demirci ustası. Demir eşya onarımı yapan kimse. Nevada eyaletinde şehir. Demir eşya yapan kimse. Nalbant.

Ironworkers : Tiyatronun demir işlerini yapan işçiler. Çelikçi. Demir işçisi. Çilingir. Demir fabrikası işçisi. Kilitçi. Demirciler.

Smiths synonyms : joseph smith, forger, vulcan, ironworker, ironmongers, smithies, smith, hammersmith.