Smoke türkçesi Smoke nedir

  • Tüttürmek.
  • İs yapmak.
  • Tütsülemek.
  • Kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '.
  • Duman tütmek.
  • (arıları) dumanla sersemletmek.
  • Dumana tutmak.
  • Sigara içmek.
  • Tütmek.
  • Duman.
  • Dumanı geri vermek.
  • Füme etmek (eti veya balığı).
  • Sislemek.

Smoke ile ilgili cümleler

English: Ali blew smoke in Mary's face.
Turkish: Ali Mary'nin yüzüne duman üfledi.

English: "Do you have a cigarette?" "No, I only smoke other people's."
Turkish: "Sigaran var mı?" "Hayır, sadece başkalarınınkileri içerim."

English: After the fire, the smell of smoke remained in the air for days.
Turkish: Yangından sonra, duman kokusu günlerce havada kaldı.

English: After a heated discussion, a compromise was adopted. Smokers will be allowed to smoke in the smoking corner.
Turkish: Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.

English: Ali doesn't smoke anymore.
Turkish: Ali artık sigara içmiyor.

Smoke ingilizcede ne demek, Smoke nerede nasıl kullanılır?

Smoke agent : Sis maddesi.

Smoke alarm : Duman alarmı.

Smoke ball : Duman bombası. Sis bombası.

Smoke bomb : Duman bombası. Sis bombası.

 

Smoke box : Sahnede duman sağlanmasına yarayan kutu. bu kutunun içinde kimi kez yavaş yanan barut, kimi kez sıvı parafin, kimi kez de «kuru buz» denilen katı karbondioksit kullanılır. Duman kutusu. Duman sandığı.

Smoke cloud : Sis bulutu.

Smoke consumer : Sigara tüketicisi. Sigara tiryakisi.

Smoke colored : Duman rengi. Füme.

Smoke detector : Dumanı hissederek ikaz veren cihaz. Yangın dedektörü. Duman dedektörü.

Smoke filled : Dumanla kaplanmış. Dumanlı. Dumanaltı. Duman kaplı. Duman altı.

İngilizce Smoke Türkçe anlamı, Smoke eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Smoke ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cense : Buhur yakmak.

Reeking : Buğulanmak. Kokutma (pis). Pis kokmak. Kokmak.

Sooted : Baca kurumu. İs lekesi yapmak. Kurum. Kurum ile kaplanmak. İslemek. Kurum bulaştırmak. İs.

Smut : Karalamak. Kurum. İs tanesi. Sürmemantarıgillerden ileri gelen ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı; kör, rastık, is, kurum, karamuk, karadoğu. Lekelemek. Açık saçık konuşma. İs. Kurumlanmak. Sürme.

Smutting : Kara çalmak. İftira etmek. Karalayıcı. İftiralı. Karalamak.

Mist : Sis kaplamak. Görüş uzaklığını çok azaltmayan bir tür sis. bk. sis, bulut. Sisle kaplamak. Buğulandırmak. Sis bastırmak. Pus. Buğu. Sis basmak. Sisli olmak.

Fumigating : Dezenfekte etmek. Dumanla dezenfekte etmek. Zararlı böcek veya bakterileri öldürmek için kimyasal madde. Etüv yapmak. Fumigat. Buharla dezenfekte etmek. Duman yada gaz kullanmak.

Fumes : Buhar (genellikle zararlı kokusu olan). Buhar. Gaz. Dumanlı sis.

Fumigate : Buharla dezenfekte etmek. Dezenfekte etmek. Zararlı böcek veya bakterileri öldürmek için kimyasal madde. Duman yada gaz kullanmak. Fumigat. Dumanla dezenfekte etmek. Etüv yapmak.

 

Smoke synonyms : gun smoke, smokes, mistiness, have a smoke, aerosol, lunt, smutted, inspire, reek, whiff, have, haze, expire, incensing, smuts, indulging, censes, soot, breathe in, smog, take in, consume, fumed, reeks, kippering, indulges, smother, inhale, nebulize, reeked, ingest, hashish, fogginess.

Smoke zıt anlamlı kelimeler, Smoke kelime anlamı

Inhale : Solukla içeri almak. Nefes çekmek. Solumak. İçmek. Soluk almak. İçine çekmek (sigara dumanı vb'ni). İçine çekmek. Teneffüs etmek. Çekmek. Nefes almak.

Abstain : Oy vermemek. Geri durmak. Kaçınmak. İçki içmemek. Çekimser kalmak. Çekimser olmak. Sakınmak. Çekinmek. Perhiz etmek. Uzak durmak.

Absorb : Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Anlamak. İşgal etmek. Kendine katmak. Soğurma eylemi. Soğurmak. Kavramak. Absorbe. Karşılamak (masrafı). Özümsemek.

Smoke ingilizce tanımı, definition of Smoke

Smoke kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To reek. The visible exhalation, vapor, or substance that escapes, or expelled, from a burning body, especially from burning vegetable matter, as wood, coal, peat, or the like. To emit smoke. As, to smoke or fumigate infected clothing. To smoke beef or hams for preservation. To hang in smoke. To apply smoke to. To disinfect, to cure, etc., by smoke. To throw off volatile matter in the form of vapor or exhalation.