So to speak türkçesi So to speak nedir

  • Öyle de denebilir.
  • Tabir caizse.
  • Yani.
  • Tabiri caizse.
  • Deyim yerindeyse.
  • Adeta.

So to speak ile ilgili cümleler

English: He is, so to speak, a fish out of water.
Turkish: O, adeta, sudan çıkmış balık gibi.

English: He is, so to speak, a walking dictionary.
Turkish: Tabiri caizse, o yürüyen bir sözlüktür.

English: He is, so to speak, a bookworm.
Turkish: Deyim yerindeyse, o bir kitap kurdudur.

English: And that's a welcoming sentence, so to speak.
Turkish: Tabiri câizse bu konuksever bir cümle.

English: Mount Everest is, so to speak, the roof of the world.
Turkish: Everest Dağı, tabiri caizse, dünyanın çatısıdır.

So to speak ingilizcede ne demek, So to speak nerede nasıl kullanılır?

So : Özel düğüme geçiş damgası. Kafi. Sol notası. Bu kadar. Bu yüzden. Şöyle. Yeter. Böyle. Öyle.

To : Göre. Kadar. İla. Kala. -e kadar. E doğru. -e göre. Ya. Arasında. -mek -mak (mastar).

Speak : Bilmek. Tekellüm etmek. Konuşma yapmak. Konuşmak. Söylemek. Bahsetmek. Göstermek (özellik). Ses çıkarmak. Söz söylemek. Söylemek (gerçeği veya sözü).

So to say : Sanki. Sözde. Tabir caizse. Tabiri caizse. Adeta. Güya. Deyim yerindeyse.

Begin to speak : Söz almak.

İngilizce So to speak Türkçe anlamı, So to speak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak So to speak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

In a sense : Bir yönden. Bir bakıma. Bir anlamda. Bir şekilde. Bir manada.

Namely : Şöyle ki. Yani anlayacağın. Olarak adlandırılan.

In fact : Doğrusu. Filhakika. Aslına bakılırsa. Hakikaten. Hatta. Gerçekten. Oysa. Gerçekte. Bilfiil.

Scilicet : Demek ki.

In short : Kısacası. Velhasıl. Özetlersek. Uzun lafın kısası. Velhasıl kelam. Sözün kısası. Hulasa. Kısaca. Özetleyecek olursak.

Kind of : Benzeri. Gibi. Bir tür. Az çok. Sayılır.

As it were : Gibi. -mış gibi. Bir bakıma. Görünüşte. Güya. Bir yerde. Sanki.

Simply : Sırf. Sade bir şekilde. Kolay bir şekilde. Basit bir şekilde. Açıkça. Tamamen. Yalın biçimde. Tek yapmanız gereken. Düpedüz.

As good as : Değerinde. Gibi. Hemen hemen. Hemen hemen kesin. Aynı kalitede. Kadar iyi. Benzer. Aynen. Neredeyse.

Fairly : Dosdoğru. Dürüst bir biçimde. Uygunca. Adilane. Epeyce. Tarafsızca. İyice. Kurallara uygun biçimde. Güzelce.

So to speak synonyms : you know, to wit, merely, virtually, that is, nominately, almost, so to say, as the phrase goes, scil, that is to say, viz, all but, ie, in a manner of speaking, closely, in other words, id est, in a word.