Speak türkçesi Speak nedir

  • Söz söylemek.
  • Söylemek.
  • Belirtmek.
  • Haberleşmek.
  • Düşünceleri iletmek.
  • Konuşmak.
  • Çalmak.
  • Göstermek (özellik).
  • Konuşma yapmak.
  • Bahsetmek.
  • Söylemek (gerçeği veya sözü).
  • Ses çıkarmak.
  • Tekellüm etmek.
  • Bilmek.
  • Konuşabilmek.

Speak ile ilgili cümleler

English: "Excuse me, do you speak English?" "Yes. A little."
Turkish: "Affedersiniz, İngilizce konuşur musunuz?" "Evet. Biraz"

English: "Do you speak German?" "No, I don't."
Turkish: " Almanca biliyor musunuz? " "Hayır, bilmiyorum"

English: "Do you speak French?" "No."
Turkish: "Fransızca biliyor musun?" "Hayır"

English: "May I speak to Mr Smith?" "Will you hold the line?"
Turkish: "Bay Smith ile konuşabilir miyim?" "Hatta kalır mısınız?"

English: "Do you speak French?" "Not very well."
Turkish: "Fransızca konuşur musun?" "Çok iyi değil."

Speak ingilizcede ne demek, Speak nerede nasıl kullanılır?

Speak about : Bir konu hakkında konuşmak.

Speak aside : Kendi kendine konuşmak.

Speak bluntly : Dobra dobra söylemek. Açık açık konuşmak.

Speak by the card : Güzel bir şekilde açıklamak. Güzelce anlatmak. İyi bir şekilde anlatmak.

Speak english : İngilizce dilini biliyor. İngilizce konuş. İngilizce konuşur. İngilizce diline hakim. İngilizce konuşmak.

Speak ill of : (hakkında) ileri geri konuşmak. Hakkında kötü konuşmak. Kötülemek.

 

Speak ill of somebody : Hakkında kötü konuşmak.

Speak in praise of somebody : Methetmek. Övmek. Övgüyle bahsetmek.

Speak for : Temsil etmek. Önceden ayırtmak. Yerine konuşmak. Adına konuşmak. Sözcülük etmek. Lehinde konuşmak.

Speak for yourself : Kendi adına konuş.

İngilizce Speak Türkçe anlamı, Speak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Speak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Snap : Şaklatmak. Çat diye kapanmak. Şıklatmak. Kırılmak. Kırmak. Şaklamak. Çarparak kapamak. Şakırdatmak (parmaklarını). Isırmaya çalışmak. Parlamak (öfke ile).

Mumble : Gevelemek. Mırıldanmak. Mırıltı. Dili dolaşmak. Ağzında gevelemek. Mırıldamak.

Clattering : Tıkırdayan. Tıkırdama. Patırdama. Takırdamak. Gürültüyle yapmak. Takırdatmak.

Denotes : İfade etmek. İşaret etmek. Simgelemek. Adı olmak. İşareti olmak. Göstermek (belirtmek vb). Anlamına gelmek. Göstermek. Delalet etmek.

Intercommunicate : Birbiriyle haberleşmek.

Go on : Olmak. Geçmek (zaman). Sürdürmek. Gelmek (ışık). Konuşup durmak. Davranmaya devam etmek (belirli bir şekilde). Dayanmak. Bel bağlamak. Yanmak. İlerlemek.

Mouth : Kesici aletlerin keskin yanı. Ağız. Dırdır etmek. Sürekli aynı şeyleri söylemek. Dudak bükmek. Dudaklarını kıpırdatmak. Giriş yeri. Geme alıştırmak. Tane tane söylemek.

Harangues : Sıkıcı konuşma. Tirat söylemek. Uzun ve tumturaklı bir şekilde konuşmak. Nutuk çekmek. Nutuk vermek. Uzun ve tumturaklı konuşma. Söylev vermek. Dırdır. Nutuk atmak.

Enthuse : Azmettirmek. Hayranlık göstermek. Ballandıra ballandıra anlatmak. Hayran bırakmak. Hayran kalmak. Coşmak. Gayrete gelmek. Şevk vermek. Çok ilgi göstermek. Bayılmak.

 

Commune : Senli benli konuşmak. Söyleşi. Avam. Komünyon almak. Hasbıhal etmek. Senli benli konuşmak (argo terim). Komünyon vermek. Halk. Sohbet etmek.

Speak synonyms : yack away, mussitate, talk of, yap away, dish the dirt, monologuise, siss, mouth off, lip off, drone on, shoot one's mouth off, blubber out, speak in tongues, monologuize, sizz, phonate, rant, discoursing, define, drone, be on to, cabbage, rabbit on, chin, affirms, add, noise, dogmatize, intercommunicating, palaver, continue, gulp, chinning.

Speak zıt anlamlı kelimeler, Speak kelime anlamı

Whisper : Fısıltı. Fıs fıs konuşmak. İma. Fısıldaşmak. Dedikodu yapmak. Dedikodu. Hışırdamak. Fısıldamak. Fısfıs. Fısıltı ile konuşmak.

Shout : Ses. Bağırma. Bağırarak söylemek. Banlamak. Kışkırmak. Çağırmak. Haykırış. Seslenmek. Bağırmak. Haykırmak.

Close up : Sıklaşmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şıkışmak. Samimi anlatım. Kapatmak. Birbirine yaklaşmak. Bitirmek. Tıkamak. Bir insanı omuzlarından yukarısına kadar çerçeveleyen çekim. Kapanmak.

Speak antonyms : specify.

Speak ingilizce tanımı, definition of Speak

Speak kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pronounce. To utter articulately, as human beings. As, the organs may be so obstructed that a man may not be able to speak. To express thoughts by words. To utter with the mouth. To utter words or articulate sounds, as human beings.