Sociologism türkçesi Sociologism nedir
- Toplumbilimcilik.
- Cemiyetçilik.
- İnsan yaşamındaki bütün olayları yalnızca toplumsal yapı ve örgüt biçimleriyle açıklama eğilimi.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Sosyolojizm.
Sociologism ingilizcede ne demek, Sociologism nerede nasıl kullanılır?
Simple sociologism : Yalınkat toplumbilimci lik. Toplum yaşamında makinelerin, üretimin, yönetim biçiminin,ekonomi vb. nin önemini abartarak ve bütün düşünsel biçimlenmelerin uygulayımın doğrudan bir sonucu olduğunu ileri sürerek toplumsal olayların aşırı ölçüde yüzeysel yorumlamasını yapan toplumbilim akımı.
Sociologist : Sosyolog. Toplumbilimci.
Sociologists : Sosyologlar. Toplumbilimci. Sosyolog.
Sociologic : Sosyolojik.
Sociologic folklore : Halk kültürünün toplumsal yönlerini inceleyen bilim dalı. bk. halkbilim, krş. kalıtımsal gelenek. Toplumsal halkbilim.
Sociology of family : Toplumlarda, toplumsal kümelerde aile kurumunun toplum bütünü içindeki yeri ile oluşum, işleyiş ve değişimini düzenlilikleri içinde inceleyip açıklamayı amaçlayan toplumbilim kesimi. Aile sosyolojisi. Aile toplumbilimi.
Sociologies : İctimaiyyat. Sosyoloji. Toplum bilimi. Toplumbilim.
Sociology of associations : Dernekler toplumbilimi. Bir toplumda, bir toplumsal kümede oluşan derneklerin toplum bütünü içindeki yeri ile kuruluş, işleyiş ve değişimini düzenlilikleri içinde incelemeyi amaçlayan toplumbilim kesimi.
Sociologically : Sosyoloji ile ilgili olarak. Sosyolojinin bakış açısıyla. Sosyolojik olarak. Toplumbilimsel olarak.
Sociology of art : Toplumlardaki, toplumsal kümelerdeki sanat etkinliklerinin özelliklerini, toplum yapısının belli başlı kesimleriyle arasındaki ilişkileri, güzellik anlayış ve anlatımlarındaki değişmeleri düzenlilikleri içinde incelemeği amaçlıyan toplumbilim kesimi. Sanat toplumbilimi. Sanat sosyolojisi.
İngilizce Sociologism Türkçe anlamı, Sociologism eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sociologism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acculturation : Ekinsel yozlaşma. Kültürlenme. Kültürleşme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürel uyum. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürel etkileşim. Kültür etkileşimleri.
Adaptive behavior : Uyarlamacı davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyumlayıcı davranış. Uyumcu davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Adaptif davranış.
Alienation : Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Yabancılaştırma. Yabancı emek. Uzaklaşma. Aliyenasyon. Devretme. Soğutma. Devir. Aralarını açma.
Age distribution : Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları.
Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.
All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.
Abilities : İktidar. Beceri. Güç. Kabiliyet. Yetenekler. Yetenek. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yeterlik.
Agnation : Hısımlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba taraf.). Soydaşlık. Akrabalık. Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba tarafından).
Social scientist : Sosyal bilimci. Toplumbilimci.
Age group : Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu. Yaş kümesi. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Yaş öbeği.
Sociologism synonyms : psephologist, population scientist, demographist, demographer, agression, adjustment in marriage, acclimatation, age grade, achievement motive, affection, aesthetic.

Bu kısımda Sociologism kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sociologism ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sociologism anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sociologism ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.