Solfatara türkçesi Solfatara nedir

  • Kükürtlü tütenler.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Bir yanardağın en şiddetli püskürtme evresinden sonra çıkardığı ve içinde kükürtlü gazlar (so2, so2 ya da h2s) bulunan tütenler.
  • Püskürme.
  • Kükürtatar.
  • (jeoloji) sadece kükürt gazlarını emen fümerol.
  • Kükürt kaynağı.

İngilizce Solfatara Türkçe anlamı, Solfatara eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solfatara ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Splashed : Serpmek. Yağmak. Yıkanmak. Reklamını yapmak. Sürmek (boya vb.). Sıçramak. Cup diye düşmek. Yıkamak. Suya çarpmak.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar.

Irruption : Zorla girme. İçeriye baskın. İstila. Hücum. İçeriye üşüşme. Baskın. Akın.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Acrozone : Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu. Uç kuşağı.

Agricultural geology : Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı. Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi.

 

Eruption : İsilik. Kabarma. İndifa. Diş çıkması. Tezahür, kızartı, kabarık. patlama, patlak verme. diş çürümesi. Fışkırma. Döküntü. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kızamık vb dökme.

Abrasive power : Aşındırıcı güç. Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı kuvvet.

Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Ek koni. Parazitik koni. İlerleme konisi. İlerleme hunisi.

Ejections : Çıkan şey. Tahliye. Fırlama. Atma. Ejeksiyon. Dışarı atma. Kovma. Çıkarma. Fışkırtma.

Solfatara synonyms : absolute chronology, after shock, algonkian, aggregats, absolute age, ejection, acid fumarole, eruptions, advance of aglacier, spouting, eructation, abyss, adjacent rock, abysal environment.

Solfatara ingilizce tanımı, definition of Solfatara

Solfatara kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A volcanic area or vent which yields only sulphur vapors, steam, and the like. It represents the stages of the volcanic activity.