Irruption türkçesi Irruption nedir

  • İçeriye üşüşme.
  • Zorla girme.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Akın.
  • Hücum.
  • Baskın.
  • İçeriye baskın.
  • İstila.
  • Püskürme.

Irruption ingilizcede ne demek, Irruption nerede nasıl kullanılır?

Irruptions : İçeriye üşüşme. Hücum. İstila. Zorla girme. Baskın. Akın.

Irrupting : Basmak. İstila etmek. Zorla girmek.

Irruptive : Baskın. Baskın gibi.

Irrupt : Basmak. Zorla girmek. İstila etmek.

Irrupted : İstila etmek. Basmak. Zorla girmek.

Chirrups : Cıvıldamak. Cıvıltı. Cıvıltılı sesler çıkarmak.

Chirruper : Klakör.

Chirruped : Cıvıldamak. Cıvıltılı sesler çıkarmak. Cıvıltı.

Chirruping : Cıvıltılı sesler çıkarmak. Cıvıltı. Cıvıldamak.

Stirrup cup : Ayrılma anında biniciye verilen içki.

İngilizce Irruption Türkçe anlamı, Irruption eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Irruption ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attack : Saldırıda bulunmak. Yakalanmak. Tecavüz etmek. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Vurmak. Dil uzatmak. Taarruz etmek. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Kesin sonuç almak için tarafların kurduğu, oyunu karşı taraf alanına aktaran düzen.

Adit : Maden ocağı ağzı. Galeri. Giriş. Yaklaşım iç yolu. Maden galerisi. Tünel. Giriş lağımı. Yatay giriş galerisi. Giriş galerisi.

 

Hegemonical : Üstün. Hegemonik. Liderlik ve otorite uygulayan.

Breaking : Kırılma. Bozma. Kırma. Parçalama. Kıran. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Zorla bir binaya girme. Meskene tecavüz. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma.

Entering : Girme. Duhul. Giriş.

Exodus : Toplu göç. Eksodos. Mısır'dan çıkış. Beni israilin mısırdan hicreti. Göç. Çıkış. Umumi çıkış. Toplu yola çıkma.

Aggression : Saldırma. Taarruz. Nedensiz kavga. Çatışma. Saldırı. Tecavüz. İhlal. Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon.

Descents : Nesil. Madene inme. Çöküş. Köken. Üşüşme. Soy. Çökme. Sukut. Alçalma.

Abandoned mine : Bırakılmış ocak.

Ejection : Yanardağlardan dışarı atılan lav külçeleri. Fışkırtma. Atma. Salgı. Dışarı atma. Kovma. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Çıkan şey. Çıkarma. Fırlama.

Irruption synonyms : occurrent, inflow, natural event, inbreak, plague, incoming, heavier, foraying, deluging, eruption, ingress, dominating, recrudescence, afflux, onrushing, additional flotation, acetylene lamp, intrusiveness, accident frequency, effraction, entry, offensives, incursions, entrance, invasions, acid rock, splashed, infestations, advance heading, happening, ambushment, influxes, spouting.

 

Irruption ingilizce tanımı, definition of Irruption

Irruption kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, irruptions of the sea. A sudden, violent rushing into a place. A bursting in.