Solow residual türkçesi Solow residual nedir

  • Üretim fonksiyonunda, sermaye ve emek faktörlerindeki artışlarla açıklanamayan üretim fazlası. bu kavram m. abramowitz tarafından “gözardı edilen unsurların ölçülmesi” olarak adlandırılmaktadır.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Solow artığı.

Solow residual ingilizcede ne demek, Solow residual nerede nasıl kullanılır?

Residual : Kalan. Tortu şeklindeki. Tortu. Artan. Kalıntı. Alacak ve borç arasındaki fark, kalan, artık. Kalıcı. Artık. Artan şey.

Solow growth model : Solow büyüme modeli.

Solow model : Solow modeli.

Solow neutral technological change : Solow yansız teknolojik gelişme. Sermayenin emeğe kıyasla daha hızlı artış göstereceği varsayımından hareketle, sermayenin marjinal verimliliğinin azalacağı ve buna bağlı olarak sermaye sahiplerinin çıktıdan emek sahiplerine kıyasla daha az pay alacağı öngörüsü üzerine, bölüşüm oranlarının eskisi gibi devam etmesi için sermayenin verimliliğini, emekten daha çok arttıran bir tür yansız teknolojik gelişme.

Solow type index of technical change : Solow tipi teknik değişim endeksi.

Anscombe residual : Anscombe artık değeri. Anscombe kalıntısı.

İngilizce Solow residual Türkçe anlamı, Solow residual eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solow residual ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Solow residual synonyms : measure of our ignorance, a change in supply, abnormal budget, a change in individual demand, a shift in demand, a shift in supply, a change in demand, a group shares.