Sonic türkçesi Sonic nedir

  • Ses.
  • Sonik.
  • Ses dalgası.
  • Ses dalgaları ile ilgili.
  • Sesle ilgili.
  • Ses dalgalarıyla ilgili.

Sonic ile ilgili cümleler

English: Do you think the Supersonics will go all the way to the world championships?
Turkish: Supersonic'in dünya şampiyonluğuna giden bütün yolu gideceğini düşünüyor musunuz?

Sonic ingilizcede ne demek, Sonic nerede nasıl kullanılır?

Sonic barrier : Ses duvarı. Havaya karşı sesten daha hızlı yolculuk eden varsayımsal duvar. Ses engeli.

Sonic boom : Sonik patlama. Ses duvarını aşan bir uçağın çıkardığı ses. Ses duvarını aşan bir uçağın yol açtığı patlama sesi. Ses patlaması.

Sonic depth finder : Sonik derinlikölçer. Sesle derinlikölçer.

Sonic velocity : Ses hızı.

Sonics : Ses bilgisi. Akustik. Ses titreşimlerinin özelliklerini, nesnelerle etkileşimlerini ve uygulamada kullanılmalarını inceleyen bilgi dalı. Sesin pratikte uygulanmasıyla uğraşan bilim dalı. Yapay bir şekilde üretilen veya yeniden üretilen müzik sesleri.

Netsonic : Web3000 ınc. tarafından üretilen internet hızlandırıcı proğram. Wisconsin merkezli abd şirketi. Yüksek hızlı web sayfası barındırma hizmeti sunucusu.

Opsonic : Opsonin ile ilgili (kanda bulunan ve bakterileri yok etmeye yardımcı olan madde). Opsonik. (biyokimya) opsonik.

 

At supersonic speed : Sesten hızlı.

Hypersonic : Sesten beş kat hızlı. Sesten hızlı. Sesüstü. Sesten beş kat daha hızlı. Hipersonik. Sesten çok hızlı.

Diacsonic : İki aksonu olan sinir hücreleri, diaksonik. İki aksonlu.

İngilizce Sonic Türkçe anlamı, Sonic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sonic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acoustical : Sesi azaltan. İşitme ile ilgili. Akustik.

Sound wave : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Titreşimli bir kaynağın, kendini çevreleyen ortamda oluşturduğu değişken basıncın devinimi.

Noise : Zımbırtı. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Velvele. Titreşimli düzenli olmayan sesler. boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Gürültü etmek. Şamata. Patırtı. Kısa devre.

Wave sound : Ses dosyası.

Acoustic : Fizik biliminin, konusu ses olan kolu. Yankı bilimi. Kapalı bir yerde seslerin dağılım biçimi, akustik. Sesli. Yankılanımlı. Akustik. Öz yankı. Öz yankı ile ilgili olan. Duyulan ses.

Hearable : Duyulabilir. İşitilebilir. Duyulan. Duyulabilen.

Transonic : Transonik. Ses ötesi. Sesötesi. Transsonik.

Sonance : Seslilik.

Shout : Kışkırmak. Banlamak. Haykırmak. Bağırma. Bağırarak söylemek. Bağırış. Haykırış. Çağırmak. Bağırmak.

 

Audio : Ses işitme. İşitsel. İşitme. Sessel. İşitme ile ilgili. Odiyo.

Sonic synonyms : pipes, phonetic, phonic, wave band, noised, phone, phono, shouted, noising, clatter, audible, clatters, vocal, chirm.

Sonic zıt anlamlı kelimeler, Sonic kelime anlamı

Inaudible : Duyulmamış. Duyulmaz. Duyulamaz. İnodibl. İşitilemez.

Supersonic : Süpersonik uçak. Sesten daha hızlı olan. Süpersonik. Sesten hızla. Sesüstü. Sesten hızlı. Ses üstü.

Subsonic : Sesten hızlı giden. Sesten yavaş. Ses hızından daha az hızla giden. Sesten yavaş uçan. Ses hızının altında. Sabsonik. Sesaltı. Ses altı. Ses hızından daha yavaş olan.