Sonorous türkçesi Sonorous nedir
- Tumturaklı.
- Sesi aksettiren.
- Sedalı.
- Ses çıkaran.
- Yüksek sesli.
- Çın çın öten.
- Dolgun ses.
- Sesli.
- Yankılı.
- Ses veren.
- Dolgun (ses).
- Tantanalı.
- Tınlayan.
- Gür ses.
- Dolgun.
- Öten.
- Etkileyici.
- Çınlayan.
Sonorous ingilizcede ne demek, Sonorous nerede nasıl kullanılır?
Sonorous signs : Sesli imler. Radyo yayınlarında kullanılan imler. Ses imleri. Bk. ses imleri.
Sonorous voice : Tını açısından zengin ve renkli ses. Öterli ses.
Sonorously : Tınlayarak. Yankılı bir şekilde. Gür bir şekilde.
Sonora : Kaliforniya eyaletinde şehir. Kentucky eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir.
Sonorant : Tınılı. Titreşimli.
Sonobuoy : Sono şamandırası. Sonarlı şamandıra. Sonoboy.
Sonorisation : Titreşimlileşme. Son sesinde tonsuz ünsüz bulunduran sözlerin, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında tonlu duruma gelmeleri. bu olay türkçenin bu durumdaki her kelimesi için geçerli değildir. ünsüzün niteliğini koruması veya tonlulaşarak yumuşaması kelimenin bünyesindeki ünlülerin özellikleriyle ilgili olmalıdır: dip / dibi, /dibin; uç / ucu / ucun / uca; ağaç / ağaca / ağacın; gömlek / gömleği / gömleğe; yurt / yurdu vb. krş. ip / ipi, iç /içi, göç / göçü, üst / üstü vb. || tek heceli sözlerdeki yumuşama ve tonlulaşma, bu sözlerin vaktiyle birer asli ünlü uzunluğu taşımalarından ileri gelmektedir. asli uzun ünlülerden sonra gelen p, t, ç, k, ünsüzleri, kendilerinden önce gelen bu uzun ünlülerin etkisi nedeniyle yumuşayıp tonlulaşmıştır. iki ve daha fazla heceli sözlerdeki ünsüz yumuşaması ise, türkçenin iki ünlü arasında kalan ünsüzlerinin ses değişmesi kurallarına bağlıdır. Yumuşama. Tonlulaşma. Ünsüzlerin boğumlanması sırasında, ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşerek ton vermesi, ünsüzlerin tonluluk niteliği kazanması, b, c, d, g, vb. ünsüzlerin boğumlanmasında olduğu gibi. bk. tonlu ünsüz. karşıtı tonsuzlaşmadır. || tonsuz p, ç, t, k gibi ünsüzler ile biten kelimelerin sonuna ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde, kelime sonundaki tonsuz sert ünsüzlerin yumuşayarak tonlu b, c, d, g (ğ) ünsüzlerine dönüşmesi olayı, sebep > sebebi, kebap > kebaba, ağaç > ağacı, topaç > topaca, art > arda, dört > dörde, denk > dengi, eşik > eşiğe, köpük > köpüğün vb.
Transsonor screen : Arkasında bulunan sesyayardan çıkan sesi salona verebilen görüntülük çeşidi. Ses geçirir görüntülük. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Sonorization : Ötümlüleşme. Titreşimli özelliği kazanma.
Sonority : Ses verme. Ses yüksekliği. Ses verme niteliği. Titreşimlilik. Seslilik. Ötümlülük.
İngilizce Sonorous Türkçe anlamı, Sonorous eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sonorous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sententious : Özdeyişlerle konuşan. Kısa ve özlü. Özlü. Vecizelerle konuşan. Özdeyişli sözlerle dolu. Tumturaklı (söz veya yazı veya konuşma). Manalı. Anlamlı sözlerle dolu. Öğüt verir gibi konuşan.
Fruity : Meyve tadında. Meyveli. Tatlı. İğrenç derecede imalı. Meyve kokusunda. Üşütük. Bir tahtası eksik. Oynak. Meyve gibi.
Dramatic : Belirgin. Dramatik. Heyecanladırıcı. Heyecanlı. Drama, yani oyun türüne ilişkin özellik. zaman ve öykü yönünden gerilimli ve etkili, yoğunluğu olan yapıt. oyun türü ile kesin ilintisi olmadan, içinde gerilim, çatışma, karmaşık olaylar bulunan herhangi bir yapıt ya da olay. Tiyatroyla ilgili. dramla ilgili. coşkulandırıcı, acılı, feci. Oyumsal. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tiyatroyla ilgili.
Efficacious : Amaca hizmet eden. Yeterli. Yararlı. Tesirli. İstenen sonucu veren. Etkili.
Voiceful : Gürültülü.
Effectual : İstenilen sonucu veren. Geçerli. Müessir. Etkin. İstenen sonucu veren. Tesirli. Yeterli. Etkili.
Devastating : Müthiş. Harap etme. Çarpıcı. Tahrip edici. Çok iyi. Yıkıma sürükleyici. Yok edici. Çekici. Ezici.
Ringing : Çalınma. Çınlama. Çalma (zil vb). Tanin. Çan sesi. (telefon) arama. Geçici salınım. Çalma. Arama (telefon).
High tone : Konuşma sırasında cümlenin yapısına veya duygu ve düşünceye bağlı olarak seslerin titreşimindeki yükselme dolayısıyla hecenin tiz söylenişi: || - sen? (sen mi?) - ha? (efendim, ne dedin?) vb. || karşıtı alçalan tondur bk. ton ve tonlama. Yükselen ton. Ton andırımı.
Rhetorical : Sözbilime ait. Söz sanatına özgü. Sırf söylenmiş olması için söylenen. Sözbilimle ilgili. Belagat. Hitabet. Etkileyici bir şekilde söylenen.
Sonorous synonyms : acoustic, affecting, orotund, arrestive, sonant, repercussive, lined, showy, enchanting, puffiest, charismatic, effectively, out loud, rotund, chubbier, effectives, charismatics, noisy, audibles, noisier, goodly, carnous, fruitiest, magniloquent, declamatory, puffy, tinkling, fatter, fattish, stilted, resonant, filled, affectional.
Sonorous zıt anlamlı kelimeler, Sonorous kelime anlamı
Thin : Seyrekleştirmek. Sudan. Seyrelmek. Seyreltmek (bitkileri). Ayırmak. Hafif. Zayıf. İnce. Zayıflamak.
Sonorous ingilizce tanımı, definition of Sonorous
Sonorous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, sonorous metals. Resonant. Giving sound when struck.

Bu kısımda Sonorous kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sonorous ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sonorous anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sonorous ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.