Sort of türkçesi Sort of nedir

Sort of ile ilgili cümleler

English: Ali is a decent sort of guy.
Turkish: Ali saygılı bir insandır.

English: A dead deer being pecked by vultures, remains partly eaten by other animals, that sort of rotten meat is called 'carrion'.
Turkish: Akbabalar tarafından gagalanan ölü bir geyik, diğer hayvanlar tarafından kısmen yenilmiş kalır, o tür çürümüş ete leş denir.

English: Ali doesn't enjoy doing that sort of thing.
Turkish: Ali o tür şey yapmayı sevmez.

English: Ali is awfully good at that sort of thing.
Turkish: Ali o tür şeyde son derece iyidir.

English: A whale is a sort of mammal.
Turkish: Balina bir memeli türüdür.

Sort of ingilizcede ne demek, Sort of nerede nasıl kullanılır?

Sort : Tip. Bölümlemek. Kimse. Ayıklamak. Sınıflamak. Ayırmak. Cins. Çözümlemek. Çeşit. Sıralamak.

Of : İle ilgili. Nin. -in. Karşı. -den övünerek bahsetmek. -li. Yüzünden. -nin. Hakkında. -dan.

Sort ascending : Artan sırada. Artan şekilde sırala. Artarak sırala. Artan sıralama.

Sort by : Göre sıralamak. Sıralama. Sırala. Sıralama ölçütü. Sıralama türü. Sırala ya göre sırala.

Sort by created : Yaratılma tarihine göre sırala. Oluşturulma tarihine göre sırala.

 

Sort by date : Tarihe göre sırala.

İngilizce Sort of Türkçe anlamı, Sort of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sort of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Highly : Yüksek derecede. Son derece. Çok olumlu bir şekilde. Çok iyi. Pek. Gayet. Bir hayli. Ziyadesiyle.

By a long chalk : Büyük bir miktarla. Uzun bir yolla. Epey. Fersah fersah. Çok fazla. Bir hayli.

Someway : Bir metotla. Bir yolla. Nedense. Bir yöntemle. Her nedense. Nasıl olduysa. Her nasılsa. Ne yapıp edip.

Casts : Biçim. Zarda gelen sayı. Fırlatma. Çarpıklık. Nüans. Ton. Silindirler. Alçı (medikal tıp terimi). Tubuluslara gelen proteinlerin burada suyun geri emilmesi, asitliğin artması, yüzey geriliminin azalması gibi çeşitli fiziksel ve kimyasal faktörlerle pıhtılaşarak sertleşmesi sonucu oluşan, idrara geçen ve tanıda kullanılan organik yapılar.

A lot : Şiddetle. Birçok. Pek çok. Çok fazla. Fena halde. Fena. Pek. Çok. Buram buram.

Somewhat : Az çok. Bir parça. Bir miktar. Bir nebze. Kısmen. Birazcık. Bir dereceye kadar.

Appreciably : Gözle görülür derecede. Önemli derecede. Değer biçerek.

Anywheres : Hiçbir yere. Herhangi bir yer. Her yer. Her yerde. (herhangi) bir yerde. Nerede olursa olsun. (herhangi) bir yere. Herhangi bir yerde.

In a manner of speaking : Sözgelişi. Tabiri caizse. Bir manada. Yerinde söylemek gerekirse. Öyle de denebilir. Sözün gelişi.

Sort of synonyms : some kind, assortments, a trifle, considerably, fair to middling, something of, somewise, deuces, hues, diversity, anywise, comparatively, somewhere, in a way, prettiest, description, kind of, noticed, classis, eidos, prettier, goodish, assortment, breeds, in one sense, in one basket, respectable, category, descriptions, item, noticeably, in some ways, quite.