Soruş nedir, Soruş ne demek

Soruş; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Sorma işi

Soruş ile ilgili Cümleler

    Sorus ile ilgili Cümleler

    • Ali Mary'nin sorusunu duymazdan geldi.
    • Ali Mary'nin sorusuna cevap vermeyi reddetti.
    • Ali kendi sorusunu cevapladı.
    • Ali sorusunu tekrarladı.
    • Onun beklenmedik sorusuna nasıl cevap vereceğimi şaşırdım.
    • Sorusuna çok şaşırdım.
    • O, onun sorusunu tekrarladı.
    • Tom'un sorusunu cevaplamama izin verin.
    • Onlar öğretmenlerinin sorusuna güçlükle cevap verdi.
    • Iııı. Öğretmenin sorusuna nasıl cevap vereceğime dair fikrim yok.
    • Kimsenin sorusu yok mu?
  • Polis soruşturmasına göre, Mustafa olay sırasında suç mahallindeydi.
  • Polis bir soruşturma açtı.
  • Soruşturma aylar sürebilir.
  • Polis, soruşturmasını sürdürdü.
  • Soruşturma haftalar sürebilir.
  • Soruşturma tamamlandı.
  • Soruşturma bir kaza sonucu ölüm olarak geri döndü.
  • Soruşturmadan sonra birkaç önemli gerçek ortaya çıktı.
  • Bazı soruşturmalar yaptım.
  • Soruşturmada onun dışarıda olduğunu öğrendim.
  • Tüm polis soruşturmaları mutlaka bir suçlu tutuklanmasına yol açmaz.
  • “Soruşum, soruşlarım kendim için değil, vallah kendim için değil.”
  • Ali soruşturmaların devam ettiğini söyledi.
  • Onun teorisi ayrıntılı soruşturmaya dayanmaktadır.

Soruş ile ilgili Atasözü veya Deyim

soruşturma açmak : bir sorunu açıklığa kavuşturmak amacıyla bir idari veya adli makamın yönettiği, ilgililerden ve tanıklardan bilgi toplamak, konuyu incelemek.

 

Soruş kısaca anlamı, tanımı

Soru : Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazı, sual. Bir öğrenciye sınavda yöneltilen söz veya yazı, sual

Soruşmah : Emmek. Kurumaya başlamak (çamur vb.). Soruşturmak, araştırmak. Yüzü üzüntüden solmak. Sormak: Soruşdum haber alamadım.

Soruşturabilme : Soruşturabilmek işi.

Soruşturabilmek : Soruşturma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Soruşturu : Bir sorunun, türlü kimselerden alınan bilgiler bir araya getirilerek incelenmesi. Aynı soruyu türlü kimselere sorarak bilgi toplama. Bilgi verecek kişinin doğrudan kendisinin okuyarak yanıtlayacağı sorulardan oluşmuş bir soru çizinliği kullanarak yazılı yanıtlar aracılığıyla gözlemde bulunma yordamı.

Soruşturu uygulama : Soru çizinliğinin doldurulmak üzere çeşitli yollardan yanıtlayıcılara iletilmesi ve doldurulmuş olanların toplanması.

Soruşup kalmak : Apışıp kalmak, alıklaşmak, suçlanmak.

Tasar soruşturması : Düzentasar uygulamasına ilişkin olarak, bir kamu kuruluşuyla kişiler arasında, kamulaştırmalar yüzünden, bir düzentasarda yer alan öneriler nedeniyle, bir yerin yenikent alanı olarak saptanması ya da bir vargının alınıp alınmaması gibi durumlarda, halkın özeksel yönetime başvurması üzerine, ortaya çıkan anlaşmazlıkları çözmek üzere, atanmış bir denetçinin olaya ilişkin açıklamalarda bulunduğu bir tür yargılama yöntemi.

Yazışmalı soruşturu : Bir soru çizinliğinin yanıtlayıcılara tek tek iletilmesi ya da postayla ulaştırılması ve yine yanıtların yazışmalı olarak alınması.

 

Ön soruşturma : Yapılacak soruşturmayla ilgili olarak önceden yapılmış olan soruşturma.

Soruşma : Soruşmak işi.

Soruşmak : Birine sormak. Çamaşır kurumaya başlamak. Kurumak.

Soruşturma : Soruşturmak işi. Bir sorunu açıklığa kavuşturmak amacıyla bir idari veya adli makamın yönettiği, ilgililerden ve tanıklardan bilgi toplama, konuyu inceleme işi, tahkik, tahkikat.

Soruşturma kurulu : Herhangi bir konuda soruşturma yapmak üzere oluşturulmuş kurul, tahkikat komisyonu.

Soruşturmacı : Soruşturma yapan kimse, soruşturucu, muhakkik.

Soruşturmacılık : Soruşturmacının yaptığı iş, soruşturuculuk, muhakkiklik.

Soruşturmak : Öğrenilmek istenilen şeyi birçok kişiye inceden inceye sormak, araştırmak.

Soruşturucu : Soruşturmacı.

Sorma : Sormak işi.

Diğer dillerde Sorus anlamı nedir?

İngilizce'de Sorus ne demek ? : sorus