Sparklingly türkçesi Sparklingly nedir

Sparklingly ingilizcede ne demek, Sparklingly nerede nasıl kullanılır?

Sparkling wine : Köpüren şarap. Köpüklü şarap.

Sparkling : Köpüklü. Köpüren. Parlayan. Parlak zekalı. Köpürme (içecek). Kıvılcım saçma. Parlama. Pırıldayan. Işıl ışıl. Köpüklü (şarap).

Sparkliness : Aksis veya ordinatı olmayan kullanışlı küçük grafikler.

İngilizce Sparklingly Türkçe anlamı, Sparklingly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sparklingly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Change : Değiş tokuş etmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Değişime uğratmak. Para bütünlemek. Dönüşmek. Tebdil etmek. Üzerini değişmek. Aktarmak. Haline gelmek.

Ardent : Şevkli. Coşkun. Gayretkeş. Heyecanlı. Gayretli. Parlayan. Kızgın. Coşkulu. Çabalı. Ateşli.

Brilliantly : Parıl parıl. Ustalıklı bir şekilde. Pırıl pırıl. Parlak bir şekilde.

Starry : Parlak. Yıldızlı. Yıldızların aydınlattığı. Yıldızlarla dolu. Çok yıldızlı. Yıldızı çok olan. Yıldızı.

Agleam : Parlak. Parıltılı. Işıltılı. Pırıl pırıl.

 

Fulgurant : Parlak. Şimşek gibi parlayan.

Flamingly : Ateşli bir tarzda. Parlak bir şekilde. Alevlenerek. Tutkulu bir şekilde. Süslü püslü bir halde. Şiddetle. Yanıcı bir şekilde.

Twinkle : Parıldamak. Pırıldamak. Göz kırpıştırmak. Titrek parlamak. Parıltı. Pırıltı. Parlamak (gözler). Göz kırpmak. Işıldamak. Parlamak.

Brilliant : Harika. Üç puntoluk harf. Hayranlık uyandırıcı. Parlak. Görkemli. Pırıl pırıl. Muhteşem. Dahice. Berrak.

Alteration : Başkalaşma. Değiştirme. Tebdil. Değişmişlik. Değişiklik. Değişme. Tadilat. Değiştiri. Değişim. Değişen şey.

Sparklingly synonyms : ablaze, freshing, alighted, scintillation, fresh, freshes, alights, flaring, freshest, modification, brightly, alight.

Sparklingly zıt anlamlı kelimeler, Sparklingly kelime anlamı

Starless : Yıldızsız.

Still : Susturmak. Yatıştırmak. Yine de. Dindirmek (fırtına vb'ni). Durgun. Sakinleştirmek. Hala. Yatışmak. Hareketsiz. Sakinleşmek.