Spastic türkçesi Spastic nedir

  • Spastik.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kasınçlı inmeli hasta.
  • Spastik kimse.
  • Kasınçlı.
  • Kasılımlı.
  • Kasların istemsiz ve sürekli kasılmasıyla ilgili olan. istemsiz ve sürekli kasılma gösteren, onunla belirgin. spazmın neden olduğu, spazma bağlı olan.

Spastic ingilizcede ne demek, Spastic nerede nasıl kullanılır?

Spastic anemia : Adrenalin ve ergot alkaloitleri gibi damar çeperlerinin daralmasına neden olan etkilere bağlı olarak organ veya dokunun kansız kalması. Spastik anemi.

Spastic colic : Spastik kolik. Enteraljia kataralis.

Spastic paralysis : Felç olan bölgedeki kasların gergin olmasıyla belirgin durum, spastik paralizis. Spastik felç. Spastik paralizis. Merkezi sinir sisteminin motor sinirlerinde meydana gelen hasardan dolayı devamlı kas spazmları ve aşırı tendon refleksi durumu (patoloji). Kasınçlı inme.

Spastically : Spastik bir şekilde. İstem dışı kasılmalarla. Kasılarak.

Spasticities : Kasılma eğilimliliği. Spazmlar ve kasılmalar durumu. Spastiklik.

Cardiospastic : Kardiyospazmla alakalı (kalp kasılmaları). Kardiyospastik.

Epispastic : Kabarcıklara (su toplanmaları) sebep olan. Epispastik. Kabarcık oluşturan. Yakı.

Spasmodic : Daldan dala konan. Sarsıla sarsıla olan. Süreksiz olan. İstikrarsız. Kopuk kopuk. Kesik kesik. Kasılımlı. Kasınçlı. Kasımlı.

 

Spasmodic asthma : Spazmlı astım. Bronşiyal astım.

Spasm : Spazm. Kasılım. Ispazmoz. Çırpınma. Kasınç. Kas veya kas grubunda istem dışı ani olarak gelişen ani kas kasılması, spazmus. Kasılma. Ağrı.

İngilizce Spastic Türkçe anlamı, Spastic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spastic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Convulsive : Çırpınma. Konvülzif. Sarsıcı. Konvülsif. Sarsan. Çırpınmalı. Kasılan.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

[#abdomen Abdomen] : Batın. Karın. Karnın altı. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde).

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Spastic synonyms : spastics, abdominal distention, abaxial, abattoir, abdominal fat necrosis, a c syndrom, spasmodic, unsteady, abdominal pain, abdominal ovariectomy.

Spastic zıt anlamlı kelimeler, Spastic kelime anlamı

Steady : Titremesini durdurmak. Daimi. Susun. Düzenli. Sarsılmaz. Akıllı uslu. Sağlam. Doğru yola getirmek. Muntazaman. Metin.

Well : Asansör boşluğu. Uygun. Kaynak. Bagaj. Sahne altı üçüncü bodrum. Merdiven boşluğu. Şanslı. Yakşı. Bk. sahne altı.

Spastic ingilizce tanımı, definition of Spastic

Spastic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tetanic. Especially, pertaining to tonic spasm. Of or pertaining to spasm. Spasmodic.