Speak up türkçesi Speak up nedir
- Daha yüksek sesle konuşmak.
- Serbestçe konuşmak.
- (bir görüş ile ilgili) seslerini yükseltmek.
- Sesini yükseltmek.
- Açıkça konuşmak.
- Sesli söylemek.
- Çekinmeden konuşmak.
- Ne düşündüğünü açıkça söylemek.
- Yüksek sesle konuşmak.
- Konuşmak.
- Çekinmeden açıkça söylemek.
Speak up ile ilgili cümleler
English: Can you speak up?
Turkish: Daha yüksek sesle konuşabilir misin?
English: I think it's time for me to speak up.
Turkish: Sanırım ne düşündüğümü açıkça söylememin zamanıdır.
English: Hey, Ayako. Please speak up.
Turkish: Hey, Ayako. Lütfen yüksek sesle konuş.
English: Can you speak up? I don't understand you.
Turkish: Daha yüksek sesle konuşabilir misin? Seni anlamıyorum.
English: Could you speak up? I can't hear you.
Turkish: Lütfen yüksek sesle konuşur musun? Seni duyamıyorum.
Speak up ingilizcede ne demek, Speak up nerede nasıl kullanılır?
Speak : Bilmek. Konuşabilmek. Konuşmak. Konuşma yapmak. Tekellüm etmek. Çalmak. Söylemek. Bahsetmek. Söylemek (gerçeği veya sözü). Düşünceleri iletmek.
Speak up for : Ses ver. Lehinde konuşmak.
Speak about : Bir konu hakkında konuşmak.
Speak aside : Kendi kendine konuşmak.
Speak bluntly : Açık açık konuşmak. Dobra dobra söylemek.
İngilizce Speak up Türkçe anlamı, Speak up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Speak up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Outspeak : Kendini ifade etmek. Açık veya korkusuzca konuşmak. Başkasından daha ikna edici konuşmak. Çok konuşmak. Rahat konuşmak. Konuşmada aşırıya kaçmak. Çenesi düşmek. Bülbül kesilmek.
Bespeak : Ismarlamak. Rica etmek. Sipariş vermek. Bir şeye delalet etmek. Talep etmek. Ayırtmak. Hitap etmek. Göstergesi olmak. Tutmak.
Bespeaking : Hitap etmek. Tutmak. İstemek. Bir şeye delalet etmek. Sipariş vermek. Rica etmek. Ismarlamak. Göstergesi olmak. Ayırtmak.
Yawps : Havlamak. Yaygara. Bağırtı. Bağırmak. Havlama. Çığırmak. Bağırış. Bağırma. Yaygaracı bir gürültü yapmak.
Chining : Çene hizası. Birmanya'da'burma'da. Çene. Çenenin altına sıkıştırmak. Myanmar'da yaşayan etnik bir grup. Çene hizasına getirmek. Gevezelik. Çin.
Buzz : Uğultu. Çınlamak. Vızıltı. Telefon etmek. Telefon ederek çağırmak. Ayrılmak. Vızıldamak. Fısıldamak. Sinyal ile çağırmak.
Tune to : Hazırlanmak (uçuş vb.). İstasyona ayarlamak (radyo).
Commune : Halk. Komünyon almak. Sohbet etmek. Avam. Senli benli konuşmak (argo terim). Senli benli konuşmak. Komünyon vermek. Söyleşi. Hasbıhal etmek.
Declaim : Hararetle konuşmak. Resmi bir şekilde söylemek. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Yüksek sesle söylemek. Nutuk çekmek. Yüksek sesle okumak. Heyecanlı konuşma yapmak. Söylev vermek. Bağırıp çağırmak.
Declaiming : Resmi bir şekilde söylemek. Heyecanlı konuşma yapmak. Yüksek sesle söylemek. Yüksek sesle okumak. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Söylev vermek. Bağırıp çağırmak. Hararetle konuşmak. Nutuk çekmek.
Speak up synonyms : chinning, commune with, declaimed, yawp, be on speaking terms, called a spade a spade, buzzes, spoke out, spoken up, spoke up, calling out, yawping, bespoken, be on to, cank, give voice to, chins, spoken out, bespeaks, say something plumb, declaims, yawped, come out with, talk up, chin, outspoke, speak out, call a spade a spade.

Bu kısımda Speak up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Speak up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Speak up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Speak up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.