Outspeak türkçesi Outspeak nedir

  • Bülbül kesilmek.
  • Konuşmada aşırıya kaçmak.
  • Başkasından daha ikna edici konuşmak.
  • Çenesi düşmek.
  • Yüksek sesle konuşmak.
  • Rahat konuşmak.
  • Çok konuşmak.
  • Kendini ifade etmek.
  • Açık veya korkusuzca konuşmak.

Outspeak ingilizcede ne demek, Outspeak nerede nasıl kullanılır?

Outspeed : Daha hızlı olmak.

Outspell : -den daha doğru yazmak. - den daha iyi yazmak.

Outspelled : -den daha doğru yazmak. - den daha iyi yazmak.

Outspelling : - den daha iyi yazmak. -den daha doğru yazmak.

Outspells : -den daha doğru yazmak. - den daha iyi yazmak.

Outspan : Koşumdan çıkarmak (at). Koşumdan çıkarmak.

Outspreads : Yayılmış. Serilmiş.

Outspoke : Konuşmada aşırıya kaçmak. Açık veya korkusuzca konuşmak. Rahat konuşmak. Çok konuşmak. Bülbül kesilmek. Kendini ifade etmek. Başkasından daha ikna edici konuşmak. Yüksek sesle konuşmak. Çenesi düşmek.

Outspokenness : Toksözlülük. Açık sözlülük. Samimiyet. Açıksözlülük.

Outspend : Daha fazla harcamak. -den fazla para harcamak. Harcamada başkasını geride bırakmak. Harcama sınırlarını aşmak. -den daha fazla harcamak.

İngilizce Outspeak Türkçe anlamı, Outspeak eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outspeak ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rattles : Takırdamak. Hırıltı hastalığı. Hırıldamak. Vırvır etmek. Tıngırdamak. Sinir etmek. Hırıltı yapmak. Dırdır etmek.

Declaim : Nutuk çekmek. Yüksek sesle söylemek. Hararetle konuşmak. Söylev vermek. Heyecanlı konuşma yapmak. Söylemek (hitabet kurallarına göre). Yüksek sesle okumak. Resmi bir şekilde söylemek. Bağırıp çağırmak.

Eruption : Feveran. Erupsiyon. Döküntü. Magmanın, az ya da çok miktarda gazlarla yeryüzüne çıkması. Tezahür, kızartı, kabarık. patlama, patlak verme. diş çürümesi. Püskürme (yanardağ). Kızamık vb dökme. Erüpsiyon. Püskürme. Coğrafya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Yawping : Bağırış. Çığırmak. Bağırmak. Yaygaracı bir gürültü yapmak. Bağırma çağırma.

Chatters : Konuşup durmak. Çenesi durmamak. Çatırdamak (dişler). Laklak etmek (argo terim). Gevezelik etmek. Gıcırdatmak. Aptalca ve çok konuşmak. Çene çalmak. Gevezelik yapmak. Dişleri birbirine vurmak.

Natter : Laflamak. Gevezelik etmek. Laklak etmek. Gevezelik etmek (ingiliz ingilizcesi).

Express oneself : Kendisi veya fikri ile ilgili bir şey hakkında olmak. Meramını ifade etmek. Kendisini açıklamak. Meramını anlatmak. Maksadını anlatmak.

Speak volumes : Çok şey söylemek. Ayan beyan ortaya koymak. Bakışlarıyla belli etmek. Çok fazla konuşmak. Fazlasıyla belirtmek veya belirgin kılmak. Konuşmadan mimikleriyle belli etmek.

Yack : Israrcı konuşmak. Car car konuşmak. Çenesi durmamak. Kusmak. Önemsiz sohbet.

Talk incessantly : Çenesi durmamak.

Outspeak synonyms : occurrent, epidemic, nattering, spread, cackled, talk a blue streak, chunter, outspoke, declaimed, yabber, sing out, chatter, natters, spoke up, open up, occurrence, yacked, extended, cackles, declaiming, explain oneself, yawps, speak up, spoken up, recrudescence, irruption, natural event, gabbed, happening, gabbing, gab, yawped, nattered.

 

Outspeak zıt anlamlı kelimeler, Outspeak kelime anlamı

Unextended : Uzatılmamış. Genişletilmemiş.

Harness : Yararlanmak. Koşum. Koşum takımı vurmak. Koşum takımı. Doğal güçleri kullanmak. Koşum takmak. Ata koşum takmak. Dizginlemek. (atı) koşmak. Kullanmak.

Yoke : Bağ. Boyunduruğa koşulmuş çift hayvan. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm. Koşmak. Boyunduruğu altına almak. Bağlanmak. Bağlamak. Evlendirmek. Kulluk. Boyunduruk geçirmek.

Outspeak antonyms : inspan.

Outspeak ingilizce tanımı, definition of Outspeak

Outspeak kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To exceed in speaking.