Specialness türkçesi Specialness nedir

Specialness ingilizcede ne demek, Specialness nerede nasıl kullanılır?

Special abilities : Özel yetenekler.

Special ability : Belirli alan ve konularda başarı göstermek için gerekli, genel yetenekten ayrı yetenek, bireyin öteki yetenekleriyle uygunluk göstermeyen yetenek. Özel yetenek.

Special accounting period : Yapılan işin özelliği ve gereğine göre takvim ya da bütçe yılına uymayan ancak başladığı günden sonra yine on iki aylık süreyi kapsayan özel sayışım dönemi. Özel sayışım dönemi. Özel hesap dönemi. Özel muhasebe dönemi.

Special additive rule : Özel toplama kuralı. Olasılık kuramında birbiriyle bağdaşabilen ya da birlikte gerçekleşebilen olaylardan birinin ya da ötekilerin gerçekleşme olasılığını saptamak üzere başvurulan ve bu olayların gerçekleşme olasılığı toplamından bunların birlikte gerçekleşme payının düşülmesini gerektiren kural. bk. genel toplama kuralı.

Special agent : Özel vekil. Özel acente. Yalnız belirli bir işlemi yapmaya yetkili olan temsilci. Özel ajan. Özel temsilci. Belirli bir işi yapmak üzere atanan temsilci. Özel acenta. Sınırlı yetkiye sahip vekil.

Special anaesthesia combinations : Genel anestezik ilaçları, narkotik analjezikler ve nöroleptik ilaçlarla birleştirerek yapılan anestezi biçimi. Özel anestezi kombinasyonları.

 

Special agreements : Özel anlaşma. Özel uzlaşma. Özel anlaşmalar. Belge ile tanınan koruma dışında kalarak yapılan anlaşmalar. Hususi anlaşma.

Special aptitude tests : Özel anıklık testleri. Kişilerin özel yetenek, ustalık ve gizilgüçlerini ölçmeye yarayan testler.

Special aptitude test : Özel yetenek ölçeri. Bireylerin özel yetenek ve beceri alanlarında gösterecekleri yeterlik ve başarıyı ölçen ölçer.

Special assessment : Şerefiye. Bir bölgeye sağlanan altyapı ve bayındırlık hizmetlerinden dolayı taşınmaz mallarının değeri artan kişilerin söz konusu hizmetleri sağlayana yaptıkları vergi benzeri ödeme.

İngilizce Specialness Türkçe anlamı, Specialness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Specialness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mannerism : Kişiye özgü hareket veya ifade tarzı. Kişisel tarz. Yapmacıklık. Manerizm. Kişisel özellik. Üsluba bağlılık. Mannerizm. (bir kimseye özgü) özellik. Kişiye has tavır. Maniyerizm.

Individuality : Özgünlük. Bireysellik. Bir kişiyi dış gözlemciler gözünde benzersiz, biricik kılan özellikler ya da bunların bileşim biçimi. Ferdiyet. Kişilik. Benlik. Bireylik. Erkinlik.

Attrib : Vasıf. Kalite. Nitelik. Attribute (nitelik).

Particularity : Tikellik. Titizlik. Eksiksizlik. Husus. Seçicilik. Tamlık. Bir önermede yüklemin özneyi oluşturan öğelerden kimilerine yüklenebilmesi ya da bir nedensel ilişkinin konusunu oluşturan birimlerden kimileri için geçerli olması, bk. tümellik.

Inimitability : Biricik olma durumu. Tek olma durumu. Eşsizlik. Taklit edilemeyecek kadar iyi. Taklit edilmesi imkansız.

 

Distinctiveness : Açıklık. Ayırdedicilik. Ayırt edici özellik.

Commonality : Sıradan halk. Ortaklık. Avam. Ortak özellikler paylaşma. Müştereklik. Ayaktakımı. Ortak özellik.

Characteristic feature : Tipik özellik. Karakteristik. Karakteristik nitelik. Karakteristik özellik.

Characters : Bonservis. Harf türü. Sıfat. Karakterler. Kahraman. Bir tiyatro yapıtında yer alan kişiler. Karakter. Tabiat. Ahlak.

Eligibility : Seçilme liyakati. Uygunluk. Üstünlük. Uygun olma. Nitelik. Ayrıcalık. Seçme hakkı. Seçilme niteliği. Seçilebilme ehliyeti.

Specialness synonyms : quality, cachet, uniqueness, cachets, dissimilarities, unicity, individuation, facet, character, cacheting, extraordinariness, characteristic, incomparability, peculiarity, specialty, dissimilarity, aloneness, foible, speciality, attribution, commonalities, specificity, faceting, attributions, idiosyncrasy, individualism, characteristics.

Specialness zıt anlamlı kelimeler, Specialness kelime anlamı

Generality : Yuvarlak laflar. Genel sözler. Genel konu. Belirsizlik. Ekseriyet. Çoğunluk. Umumiyet. Belli bir durum ya da bağlam için geçerlenmiş olmakla birlikte, henüz yeterli bir güvenirlik düzeyine ulaşmamış nedensel ilişki, bk. yasa. Genelleme içeren söz. Genellik.

Commonality : Müştereklik. Ayaktakımı. Ortak özellikler paylaşma. Ortaklık. Özellik. Sıradan halk. Ortak özellik. Avam.