Spermatogenic türkçesi Spermatogenic nedir

  • Spermatozoon meydana getiren.
  • Spermatojenik.
  • Spermatozoon oluşturan.
  • Spermatozoonların oluşmasıyla ilgili, spermatozoonları meydana getiren, spermatozoon oluşturucu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Spermatozoonların oluşması ile ilgili.

Spermatogenic ingilizcede ne demek, Spermatogenic nerede nasıl kullanılır?

Spermatogenesis : Spermatojenez. Sperm oluşması. Erkek eşey organında sperma ana hücresinden birincil spermatosit, ikincil spermatosit ve spermatit evrelerini geçirdikten sonra spermanın meydana gelmesi. spermatogenez. Testislerde spermatogonyumlardan sırasıyla; spermatogonyum a, spermatogonyum b, birincil spermatosit, ikincil spermatosit ve olgun sperma hücrelerinin oluşma süreci, sperm oluşması. Erkek eşey organında sperma ana hücresinden spermatosit ve spermatit evrelerini geçirdikten sonra spermanın meydana gelmesi, spermatogenez, spermatositogenez, spermiyogenez, spermogenez. Sperma oluşması. Spermatogenez. Sperm hücrelerinin oluşması (biyoloji terimi). Spermiyogenez. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Spermatogenetic : Spermatojenez (sperm hücrelerinin oluşması) ile ilgili (biyoloji terimi). Spermatogenetik.

Spermatogenous : Sperm hücreleri üreten.

Spermatogonium : Sperma anahücresi. Testiste mitotik aktivite gösteren tubulus seminiferus kontortusun duvar yapısındaki ilkel cinsiyet hücresi. Erkek eşey organında spermaları meydana getiren ve mitoz bölünme kabiliyeti olan hücreler. spermatogonyum. Erkek eşey organında spermleri meydana getiren ve mitoz bölünme yeteneği olan hücreler, spermatogonyum, spermatogonium. Baştan beri var olan sperm hücresi (biyoloji terimi). Spermatogoni. Spermatogonyum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sperma ana hücresi. Spermatogonium.

 

Spermatogphore : Bazı hayvanların erkeğinde meydana gelen ve spermanın bir arada taşınmasını sağlayan kapsül. Spermatofor.

İngilizce Spermatogenic Türkçe anlamı, Spermatogenic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spermatogenic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak. Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Spermatogenic synonyms : abdominal fat necrosis, abdomen, a clay, abattoir, a band, a crochordon.