Sphincter türkçesi Sphincter nedir

  • Büzgen kas.
  • Mesane, anüs ve midenin pilor bölgesi gibi bazı organlarda geçişi ayarlayan ve halkasal düzenlenmiş düz kas demetlerinin kasılması ile açıklığı kapayan yapılar. sfinkter.
  • Sfinkter.
  • Büzen, daraltan, büzücü.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Büzgen.
  • Büzücü kas.
  • Büzgenkas.

Sphincter ingilizcede ne demek, Sphincter nerede nasıl kullanılır?

Sphincter muscle : Sfinkter. Büzgen kas. Büzücü kas.

Reticulo omasal sphincter achalasia : Retikulum ve işkembe içeriğinin boşalamamasıyla belirgin, vagus hazımsızlığına bağlı olarak şekillenen bozukluk, retikulo-omazal sfinkter akalazyası. Börkenek-kırbayır büzgeninde gevşeme kusuru.

Cardiac sphincter : Midedeki besinleri yemek borusuna geri gidişini engelleyen, yemek borusuyla mide arasındaki büzgen. Kardiyak büzgen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yemek borusu ile mide arasındaki açıklığı çevreleyen büzgen.

Pyloric sphincter : Pilorik sfinkter. Mideyle onikiparmak bağırsak arasında kuvvetli dairesel kaslardan oluşan ve bağırsak içeriğinin mideye geri gitmesini engelleyen büzgeç.

Sphincteral : İşlevi kasılmak vücut açıklığını veya kendini çevreleyen geçişi kapatmak olan yuvarlak şekildeki kas ile ilgili. Büzgün kas ile ilgili. Sfinkteral.

 

Sphingomyelin : Sfingomiyelin. Sinirlerin miyelin kılıfında bol bulunan, sfingozine bağlı iki yağ asidi, bir fosfat grubu ve buna bağlı kolin içeren bir zar fosfolipidi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çoğunlukla beyinde ve omurilikte bulunan fosforlu lipidler (biyokimya). Seramite bağlı fosfokolin veya fosfoetanolamin içeren, gliserin içermeyen lipit olarak da bilinen, miyelin kılıfta bol bulunan sfingolipit.

Sphinges : Gizemli kimse. Sfenks. Esrarengiz kimse. Anlaşılmaz kimse.

Sphincters : Büzgen. Büzücü kas. Büzgen kas. Sfinkter.

Sphincteralgia : Sfinkteralji. Sfinkter ağrısı.

Sphingolipidosis : Hücre zarının normal bileşeni olan kompleks lipitlerin hatalı yıkımlanması sonucu, vücut dokularında aşırı miktarda sfingolipit birikimiyle belirgin, kalıtsal metabolizma veya depo hastalığı. merkezi sinir sisteminin fazla miktarda lipit içermesi nedeniyle en fazla etkilenenler sinir hücreleridir. Sfingolipidozis. Sfingolipidoz. Sifingolipidozlar.

İngilizce Sphincter Türkçe anlamı, Sphincter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sphincter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compressors : Dairesel sıkıştırıcı kas. [#kompres Kompresör]ler. Islak bez. Kompresör. Sıvı yada gaz sıkıştırma aleti. Kompres.

Compressor : Kompresör. Sıkmaç. Gaz ortamların basıncını yükseltmeye yarayan aygıt. Havayı sıkıştırarak bir basınç veren aygıt. Fizik, gitar, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir akışkan ya da uçunu sıkıştırarak basıncı yükseltilmiş olarak veren aygıt. Sıkıştırıcı. Kompres. Sesi sıkıştıran ve tüm frekansları belirli bir üst eşiğe kadar veren devre.

 

Pyloric sphincter : Pilorik sfinkter. Mideyle onikiparmak bağırsak arasında kuvvetli dairesel kaslardan oluşan ve bağırsak içeriğinin mideye geri gitmesini engelleyen büzgeç.

Muscle : Pazı. Adale. Kuvvet. Adele. Kas. Kasılma ve gerilme gücü ile vücuda devinim olanağı sağlayan et dokusu. Kas gücü. Güç.

Musculus : Kulak kepçesi küçük kası. Gök balina. Dil kemiğinin iki ceratohyoideum'u arasına gerilmiş olan, etçillerde ve domuzda olmayan küçük kas. Muskulus aritenoideus transversus. Gözün akkomodasyon işinde etkin rol oynayan kas. Muskulus adduktor magnus. Geviş getirenlerde, bir kas halinde birleşen m. gluteus superficialis ile m. biceps femoris’in ikisine verilen ad. Etçillerde, uyluk kemiğinin ön tarafından çıkarak diz ekleminin kapsülüne giden ve onu geren bir kas. Muskulus fleksor digiti ıı. Muskulus ventrikularis.

Sphincter synonyms : musculus sphincter pupillae, anal sphincter, physiological sphincter, pyloric valve, urethral sphincter, anatomical sphincter, sphincter ani, musculus sphincter ductus choledochi, musculus sphincter pylori, musculus sphincter ani, pupillary sphincter, musculus sphincter ductus pancreatici, bladder sphincter, musculus sphincter vesicae, musculus sphincter urethrae, sphincters, sphincter muscle.

Sphincter ingilizce tanımı, definition of Sphincter

Sphincter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A muscle which surrounds, and by its contraction tends to close, a natural opening. Of, pertaining to, or designating, a sphincter. As, the sphincter of the bladder. As, a sphincter muscle.