Compressors türkçesi Compressors nedir

Compressors ingilizcede ne demek, Compressors nerede nasıl kullanılır?

Compressor brake : Kompresör freni.

Compressor extender : Sıkıştırıcı-genleştirici.

Compressor gun : Kompresör tabancası.

Air compressor governor : Hava basacı düzenleyicisi. Hava basacının çıkış basıncını istenilen düzeyde tutmaya yarayan aygıt.

Air compressor : Fren hava kompresörü. Hava kompresörü ünitesi. Tenek kompresörü. Basaca oranla daha az basınç yükselmesi sağlayan, buna karşın, daha yüksek verdilerde çalışan hava sıkıştırma aygıtı. Havayı atmosfer basıncından daha yüksek yapan makina. Hava kompresörü. Hava sıkacı.

Chain compressor : Irgat kastanyolası.

Compressor : Basaç. Dairesel sıkıştırıcı kas. Islak bez. Sıkıştıraç. Fizik, gitar, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir akışkan ya da uçunu sıkıştırarak basıncı yükseltilmiş olarak veren aygıt. Havayı sıkıştırarak bir basınç veren aygıt. Sesi sıkıştıran ve tüm frekansları belirli bir üst eşiğe kadar veren devre. Kompressor. Kompres.

Piston compressor : İtenekli sıkaç. Pistonlu kompresör.

Axial compressor : Eksenel kompresör. Aksiyal kompresör.

 

Carbonic acid compressor : Karbonik asit kompresörü.

İngilizce Compressors Türkçe anlamı, Compressors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Compressors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cylinder : Üstüvane. Tambura. Tüp. Yuvak. İçine krem. Rulo. Vals. Merdane. Yuvgu. İçinde tokaç devinen boruya benzer yuva.

Sphincters : Büzücü kas. Sfinkter. Büzgen kas.

Compress : Kompres yapmak. Birkaç sözcükle anlatmak. Sıkıştırmak. Bastırmak. Basmak. Bir kaç sözcükle anlatmak. Özetlemek. Yara veya şiş ve yangıların tedavisinde kullanılan yumuşak ve çoğunlukla sıcak veya soğuk ıslak bez. Basınç yapmak.

Compressor : Havayı sıkıştırarak bir basınç veren aygıt. Sesi sıkıştıran ve tüm frekansları belirli bir üst eşiğe kadar veren devre. Bir akışkan ya da uçunu sıkıştırarak basıncı yükseltilmiş olarak veren aygıt. Sıkıştıran, bastıran. Basaç. Gaz ortamların basıncını yükseltmeye yarayan aygıt. Fizik, gitar, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Air compressor : Fren hava kompresörü. Hava kompresörü ünitesi. Hava sıkacı. Hava kompresörü. Basaca oranla daha az basınç yükselmesi sağlayan, buna karşın, daha yüksek verdilerde çalışan hava sıkıştırma aygıtı. Tenek kompresörü. Havayı atmosfer basıncından daha yüksek yapan makina.

Wet cloth : Nemli bez. Su kovasına batırılmış bez. Nemli toz alma bezi.

Supercharger : Güçlendirici kompresör. Aşırı doldurma kompresörü. Turbo kompresör. Ön kompresör. Süperşarjer. Süper şarjör. Motora doğal hava basıncından daha yüksek basınçta hava göndermeye yarayan aygıt. Aşırı doldurucu. Süperkompresör.

 

Sphincter : Sfinkter. Mesane, anüs ve midenin pilor bölgesi gibi bazı organlarda geçişi ayarlayan ve halkasal düzenlenmiş düz kas demetlerinin kasılması ile açıklığı kapayan yapılar. sfinkter. Büzgen kas. Büzgenkas. Büzücü kas. Büzen, daraltan, büzücü. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Damp cloth : Nemli bez.

Compressors synonyms : mechanical device, piston chamber.