Sphincters türkçesi Sphincters nedir

Sphincters ingilizcede ne demek, Sphincters nerede nasıl kullanılır?

Sphincter muscle : Büzücü kas. Büzgen kas. Sfinkter.

Reticulo omasal sphincter achalasia : Börkenek-kırbayır büzgeninde gevşeme kusuru. Retikulum ve işkembe içeriğinin boşalamamasıyla belirgin, vagus hazımsızlığına bağlı olarak şekillenen bozukluk, retikulo-omazal sfinkter akalazyası.

Cardiac sphincter : Midedeki besinleri yemek borusuna geri gidişini engelleyen, yemek borusuyla mide arasındaki büzgen. Yemek borusu ile mide arasındaki açıklığı çevreleyen büzgen. Kardiyak büzgen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Pyloric sphincter : Pilorik sfinkter. Mideyle onikiparmak bağırsak arasında kuvvetli dairesel kaslardan oluşan ve bağırsak içeriğinin mideye geri gitmesini engelleyen büzgeç.

Sphincter : Sfinkter. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Büzgen. Büzgenkas. Büzücü kas. Büzen, daraltan, büzücü. Mesane, anüs ve midenin pilor bölgesi gibi bazı organlarda geçişi ayarlayan ve halkasal düzenlenmiş düz kas demetlerinin kasılması ile açıklığı kapayan yapılar. sfinkter. Büzgen kas.

Sphincteritis : Sfinkter yangısı. Sfinkterit. Sfinkteritis.

Sphincteric : İşlevi kasılmak vücut açıklığını veya kendini çevreleyen geçişi kapatmak olan yuvarlak şekildeki kas ile ilgili. Sfinkterik. Büzgün kas ile ilgili.

 

Sphincteralgia : Sfinkter ağrısı. Sfinkteralji.

Sphincterismus : Sfinkterismus. Sfinkter spazmı.

Sphincteral : Büzgün kas ile ilgili. İşlevi kasılmak vücut açıklığını veya kendini çevreleyen geçişi kapatmak olan yuvarlak şekildeki kas ile ilgili. Sfinkteral.

İngilizce Sphincters Türkçe anlamı, Sphincters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sphincters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wood : Ahşap. Sertleşmiş ölü ksilem hücrelerinden oluşmuş karmaşık yapı. Küçük orman. Koru. Ağaçlandırmak. Kereste. Ağaç. Tahtadan yapılmış. Ağaçlık. Orman.

Muscle : Kas. Kas gücü. Kasılma ve gerilme gücü ile vücuda devinim olanağı sağlayan et dokusu. Adale. Adele. Kuvvet. Güç. Pazı.

Matchwood : Kibrit çöpü. Kibritlik odun. İnce uzun tahta. Kibritlik kereste.

Compressor : Gaz ortamların basıncını yükseltmeye yarayan aygıt. Kompressor. Sıkıştıran, bastıran. Kompres. Sıkaç. Fizik, gitar, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kompresör. Bir akışkan ya da uçunu sıkıştırarak basıncı yükseltilmiş olarak veren aygıt. Dairesel sıkıştırıcı kas.

Musculus : Muskulus fleksor digiti ıı. Müskülus. Lamina thyroidea’nın iç yüzünden başlayan, karşı tarafınki ile birleşen, atgillerde ve köpekte belirgin olan kas. Muskulus kutaneus fasiyi. Muskulus brakiosefalikus. Fascia glutea ile uyluk kemiği arasında seyreden ince bir kas. Muskulus hiyoglossus. Dil kemiğinin basihyoideum’undan epiglottis'e giden bir kas. Düz bağırsağın iki yanında yer alan yassı ve oldukça kuvvetli bir kas. Muskulus hiyoideus transversus.

 

Sphincter : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Büzen, daraltan, büzücü. Büzgenkas. Mesane, anüs ve midenin pilor bölgesi gibi bazı organlarda geçişi ayarlayan ve halkasal düzenlenmiş düz kas demetlerinin kasılması ile açıklığı kapayan yapılar. sfinkter.

Pyloric sphincter : Mideyle onikiparmak bağırsak arasında kuvvetli dairesel kaslardan oluşan ve bağırsak içeriğinin mideye geri gitmesini engelleyen büzgeç. Pilorik sfinkter.

Compressors : Islak bez. Dairesel sıkıştırıcı kas. Kompresör. Kompresörler. Kompres. Sıvı yada gaz sıkıştırma aleti.

Sphincters synonyms : pyloric valve, anatomical sphincter, musculus sphincter ductus choledochi, bladder sphincter, musculus sphincter ani, musculus sphincter pupillae, pupillary sphincter, sphincter ani, musculus sphincter urethrae, anal sphincter, musculus sphincter pylori, physiological sphincter, urethral sphincter, musculus sphincter ductus pancreatici, musculus sphincter vesicae, sphincter muscle.