Muscle türkçesi Muscle nedir

  • Jimnastik alanında kullanılır.
  • Kasılma ve gerilme gücü ile vücuda devinim olanağı sağlayan et dokusu.
  • Kuvvet.
  • Güç.
  • Adale.
  • Pazı.
  • Adele.
  • Kas gücü.
  • Kas.

Muscle ile ilgili cümleler

English: Jim pulled a muscle in his leg while skiing.
Turkish: Jim, kayak yaparken bacağında bir kas çekildi.

English: The largest muscle in the human body is the gluteus maximus.
Turkish: İnsan vücudundaki en büyük kas gluteus maximus'tur.

English: The calf muscle is located on the back of the lower leg.
Turkish: Baldır kası alt bacağın arkasında yer alır.

English: He tore his calf muscle playing basketball.
Turkish: Basketbol oynarken baldır kasını yırttı.

English: This medicine helps relieve muscle pain.
Turkish: Bu ilaç kas ağrısını rahatlatmaya yardım eder.

Muscle ingilizcede ne demek, Muscle nerede nasıl kullanılır?

Muscle atrophy : Kas atrofisi. Kasın uzun süre kullanılmamasıyla oluşan kasılma proteinlerinin ve kas telciğinin yıkılması, miyatrofi.

Muscle bound : Kasları gelişmiş. Kasları çok gelişmiş. Kaslı.

Muscle cell : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kas teli. Kas dokusunu meydana getiren özelleşmiş kasılma yeteneğindeki hücreler. düz kasta tek tek hücreler halinde, çizgili kas tipinde ise hücre hudutları eriyerek çok çekirdekli halde bulunurlar. Kas hücresi.

 

Muscle crush syndrome : Kas eziği sendromu. Köpek ve sığırlarda, genellikle şiddetli kazalardan sonra geniş kas kitlelerinde gelişen iskemiyle buralardan serbest hale gelen miyoglobinin neden olduğu, nefrozis, oligüri ve yaygın ödemle belirgin klinik bulgular bütünü, ezilme sendromu.

Muscle fatigue : Kasın uzun süre etkinliğe sevkedilmesi sonucu, kas liflerinin kasılma ve metabolik işlemlerinin aynı iş verimini sürdürememesi. oksijen yetmezliği ve metabolitlerin birikmesi en önemli nedenidir. Kas yorgunluğu.

Isometric muscle contraction : Eş hacimli kasılma. Kasın geriliminde artış, boyunda herhangi bir değişimin olmadığı bir kasılma tipi izometrik kasılma. kas mekanik bir iş yapmaz. İzometrik kasılma.

Muscle spindles : Kasın orta bölümleri boyunca ince kas telleri, sıvı dolu ve mekik biçimi bir bağ dokusu kapsülü içerisinde yer alan ve merkeze kasın boyu ve boyundaki değişim hızıyla ilgili bilgileri ileten duysal reseptör, kas mekiği. Kas duyu lifi. Kas mekiği. Kas iğciği.

Muscle fiber : Çizgili kasta, kas telciklerinden oluşan ve kası meydana getiren teller. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kas teli. Kas lifi.

Muscle spasm : Vücudun hareket halinde olduğu zaman kasların gerilmesi sonucu ortaya çıkan ağrılı durum. Kas spazmı.

Muscle hypertrophy : Kas hipertrofisi. Kas lifindeki aktin ve miyozin ipliklerinin sayısındaki artışa bağlı olarak oluşan toplam kas kitlesindeki artış.

İngilizce Muscle Türkçe anlamı, Muscle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Muscle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Arms held forward upward : Kolların, bibirine koşut ve başa kalkık olarak tutulduğu durum. Ön - yukarıda tutuş. Kolların ön ve yukarıda tutulması.

Faculty : Allah vergisi. Bir okulun yönetim ve öğretim ile ilgili işlerinden sorumlu kimselerden oluşan kurul. bir eğitim kurumunda görevli öğretmenlerin tümü. Kabiliyet. Anlak, angı gibi üst ansal işlevselliklerin birbirinden ayrılabilen işlemleri ya da alt öğeleri. Öğretim kurulu. Bir üniversitenin, öğrenim alanı ya da uzmanlık konusu bakımından ayrılmış kollarından her biri. İmtiyaz. Duyu. Ayrıcalık. Kuvve.

Arm : Sağlamak. Silahlanmak. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Askerlik. Elini uzatmak. Destek olmak. Koltuk kolu. Savaşa hazırlamak.

Arm jumps with body swinging : Asılı sıçramalı ilerleme. Asılmada, çift kolla hız alarak yer değiştirme.

Sphincter muscle : Sfinkter. Büzgen kas. Büzücü kas.

Emphases : Verilen önem. Vurgu. Bir şeye verilen önem. Ehemmiyet. Üzerinde durma. Vurgulama. Şiddet. Üzerinde durulan nokta. Önem.

Dinting : Ufak çukur. Çentik. Çizgi. İz. Ufak çukur açmak. Çizik.

Constrainment : Baskı. Zorlama. Mecburiyet.

Agility exercises : Kas ve sinirlerin işbirliğiyle başarılan ve yerde takladan havada taklaya değin gelişen güç alıştırmalar. Çeviklik ve beceri alıştırmaları. Beceri alıştırmaları.

Drive : Çalıştırmak. Açlık, susuzluk, cinsel istek gibi ancak bir etkinlikle sona eren ya da hafifleyen fizyolojik ya da ruhsal gerginlik. herhangi bir güdü ya da davranımı belirleyen şey. Çalışma. Acele etmek. Kuşak, teker vb. veri saklama ortamlarının bir okuyucu-yazıcı kafa karşısına sürülmelerini sağlayarak gerekli okuma-yazma işlemlerini gerçekleştiren bilgisayar giriş-çıkış birimlerinin her birinin genel adı. miknatıslı kuşak sürücü, mıknatıslı teker sürücü ya da dört sürücülü teker bellek gibi bağlamlar içerisinde kullanılır. Belirli bir düzenin belirli bir güçle işletilmesine dayanan araçlarda, bu düzenin devinime geçmesi. Topla giriş. Dalış. Uzun vuruş. Araba sürmek.

Muscle synonyms : ocular muscle, supinator, pronator, striated muscle tissue, muscle system, muscular structure, contractile organ, eye muscle, antagonistic muscle, anatomical sphincter, energies, dint, arms held backward, arms held, chards, biceps, muscular, brachia, beefs, exponent, leaf beet, animal tissue, arms mid downwards, arm walks with body pendling, skeletal muscle, wild beet, dinted, spinach beet, arms held forward downward, nov, chard, ascendancy, abilities.

Muscle zıt anlamlı kelimeler, Muscle kelime anlamı

Weakness : Sönüklük. Zayıflık. Zayıf taraf. Dayanıksızlık. Hasta oluş. İnginlik. Güçsüzlük. Kuvvetsizlik. Zaaf. Halsizlik.

Flexible : Sabit olmayan. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Esnek. Esner. Uysal. Elastik. Değişken. Esneklik. Esneyebilir. Elastiki.

Muscle ingilizce tanımı, definition of Muscle

Muscle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An organ which, by its contraction, produces motion.