Spikes türkçesi Spikes nedir

  • Kramponlu ayakkabı.
  • Kramponun çivileri.
  • Çivili ayakkabı.
  • Krampon.

Spikes ingilizcede ne demek, Spikes nerede nasıl kullanılır?

Running spikes : Tabanında metal çiviler bulunan atlet ayakkabısı. Çivili ayakkabı.

Marlinespikes : Kavilya. Tel açmak için kullanılan demir çubuk. Kavela.

Spike heel : Sivri ökçe. İnce topuklu.

Spike heels : İnce topuklu. Sivri ökçe.

Spike knot : Uzun budak. (tahta zemin üzerindeki) sivri budak. Boylama budak.

Spiked : İçki katılmış. Tırnaklı. Alkollü. İçkili. Ucu sivri. Başaklı. Çivili.

Rail spike : Ray mıhı. Ray kramponu. Yoldemiri çivisi. Ray çivisi.

Add to spike : Depoya ekle.

Spikenard : Hint sümbülü. Hint sümbülü yağı.

Spikelets : Başakçık.

İngilizce Spikes Türkçe anlamı, Spikes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spikes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Steeple : Çan kulesi. Külahlı kule. Sivri uçlu kule (kiliseye ait). Kilise kulesi. Minare külahı. Kule.

Climbing irons : Tırmanma demiri. Ayakda mahmuzlu kanca.

Pinnacle : Bina üzerindeki sivri tepeli kule. Cihannüma. Çatı kuleciği. Sivri tepeli kule. Zirve. En yüksek çekit. Doruk. Tepe. Tepe nokta. Pinakolo.

Crampiron : Kanca. Kenet. Mengene.

Cramp : Engellemek. Sınırlı tutmak. Mengene ile sıkıştırmak. Hareketi kısıtlamak. Kramp. Tutmak. Bir grup kasın veya yalnız bir kısım veya bunun bazı liflerinin istem dışı az çok sürekli, ağrılı ve düzensiz kasılması. Mengene. Engel olmak.

 

Climbing iron : Tırmanma demiri (telefon direği). Tırmanma demiri.

Crampoon : Mengene. Çivi. Kenet. Tırmanma demiri.

Support : Tel tutucu. Mesnetlemek. Bakmak. Yardımcı rolde oynamak. Özendirmek. Kaldırmak. Geçindirmek. Destek olmak. Destek. Dayamak.

Bicycle wheel : Bisiklet tekerleği.

Cramps : Engel. Kramp. Mengene.

Spikes synonyms : wheel spoke, crampons, football boots, nippers, climbers, cleats, crampoons, cartwheel, running spikes, cramp iron, radius, tower, crampon, stud, wagon wheel.

Spikes zıt anlamlı kelimeler, Spikes kelime anlamı

Inarticulate : Konuşamaz. Derdini anlatamayan. İnartikülat. Belirsiz. İyi ifade edilmemiş. Anlaşılmaz. Kendini iyi ifade edemeyen. Konuşma özürlü. Eklemsiz. Dilsiz.

Written : Yazıya dökülmüş. Tahriri. Yazılı. Yazılmış.

Benevolence : Yardımseverlik. İhsan. Kayra. Bağış. Cömertlik. Yardım. Sadaka. Hayırseverlik. Hayır. İyilik.