Spiraling türkçesi Spiraling nedir

  • Döne döne gitmek.
  • Sarmal.
  • Dönerek hareket etmek.
  • Sarmal hareket.
  • İvmelenerek artma ya da azalma.
  • Spiral.
  • Helezon çizerek gitmek.
  • Sarmal hareket etmek.
  • Sarmal yapmak.
  • Kıvrılarak gitmek.
  • Bobin.

Spiraling ingilizcede ne demek, Spiraling nerede nasıl kullanılır?

Spirality : Sarmallık. Spirallik.

Ansa spiralis coli : Geviş getirenlerde kolonların, gyri centripetales, flexura centralis ve gyri centrifugales'ini oluşturan kıvrımlara verilen ad. Ansa spiralis koli.

Spiral balance : Yaylı baskül. Yaylı kantar.

Spiral chute : Sarmal oluk. Helezon oluk. Helezoni oluk.

Spiral classifier : Sarmal kümeleyici.

Spiral nebula : Görünüşü sarmal biçiminde olan bulutsu. Sarmal bulutsu.

Spiral reaction : Sarmal tepkime. Bir birey ya da toplumsal kümenin açık eyleminin başka birey ya da kümeleri karşılık vermeye itmesi, bu karşılığın da ilk eylemi yapan birey ya da kümeyi başka karşılık eylemlerde bulunmaya itmesi ve bu sürecin böylece süregitmesi olgusu.

Spiral organ : Memeli iç kulağında kohlea'ya uzunluğuna yerleşmiş zar üzerinde bulunan, çevresi sıvı ile sarılı, titreşime duyarlı duygu hücreleri (işitme kılları) sıralar halinde uzanan ve corti zarı denen bir zar ile örtülmüş ses alınması ile ilgili yapı. spiral organ. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Corti organı. Spiral organ.

 

Spiral downwards : Hızla inmek.

Spiral of archimedes : Arşimet spirali.

İngilizce Spiraling Türkçe anlamı, Spiraling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spiraling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pirn : Küçük iğ. Çıkrık makarası. Olta makarası. Atkı masurası. Mekik ipliği.

Convolute : Sarmak. Dürülmüş. Bükülmüş. Helisel. Durulmuş. Kıvrılmış. Sarılmış. Karışık.

Rollers : Sahile çarpan dalga. Makara. Merdaneler. Bigudi. Baskı silindiri. Silindir. Masura. Takla atan güvercin. Merdane. Sarma çubuğu.

Swirls : Fırıl fırıl döndürmek. Girdap gibi dönmek. Girdap yaparak dönmek. Fırıl fırıl dönmek. Dönmek. Girdap. Döndürmek. Helezonlaşarak dönmek.

Coil ignition : Ateşleme bobin. Bobinli ateşleme. Bobin ateşleme. Endüksiyon bobini.

Coiling : Kıvrılma. Kangallama. Helezonlaştırmak. Kangal sarma. Sarım. Sargı. Sarma.

Turbinate : Burun deliği odalarındaki bazı helezonik kıvrımlı kemiklerle alakalı. Kıvrıklı. Kıvrımlı.

Gyrated : Topaç gibi dönmek. Devretmek. Kendi ekseni çevresinde dönmek. Dönmek. Yuvarlak. Dönerek sallanmak.

Intrauterine device : Gebelik önleyici amaçla döl yatağı içine yerleştirilen, ortamın gebelik için uygun olmamasını sağlayan gereç, ria, uterus içi kontraseptif gereç, rahim içi kontraseptif gereç, intrauterin device. Rahimiçi araç. Iud. İntrauterin device. Rahim içi gereç. Rahim içi araç. Gebe kalmayı önlemek için rahim içine yerleştirilen araç. Döl yatağı içi gereç.

Spiraling synonyms : spirals, corkscrews, solenoid, spiralled, pulley, quills, gyrate, reel, whorled, loop, quill, spiralling, spiral, helix, winds, convoluting, gyre, bobbins, helical, coil, loops, gyrating, volute, field coil, swirled, helicoids, spire, spires, reels, swirl, corkscrew, convoluted, spiraled.

Spiraling zıt anlamlı kelimeler, Spiraling kelime anlamı

Uncoiled : Açılmamış (kangal). Çözülmek. Çözmek (kangal). Açmak.