Spiritualist türkçesi Spiritualist nedir

  • İspritizmacı.
  • Ruhlara inanan kimse.
  • Öte alemci.
  • Tinselci.
  • Spiritualist.
  • Cinci.
  • Spiritüalist.

Spiritualist ingilizcede ne demek, Spiritualist nerede nasıl kullanılır?

Spiritualistic : Manevi konularla ilgili. Tinselcilik ile ilgili. Ruhsal meselelerle ilgili. Ruhanilik ile ilgili.

Spiritualists : Spiritualist. Ruhlara inanan kimse. Tinselciler. Tinselci. Cinci.

Spiritualised : (britanya ingilizcesi) manevileştirmek. Manevi bir anlam vermek. Ruhsallaştırmak. Dünyanın bozucu ve kirletici etkilerinden arındırmak (spiritualize olarak da yazılır). Manevi değer kazandırmak. Tinselleştirmek. Ruhanileştirmek.

Spiritualism : Spiritüalizm. Tinselcilik. Ruhanilik. Ruhlara inanma. İspritizma. Metafizik düşünce. Ruhiyatçılık. Spiritualizm. Öte alemcilik. İspiritizma.

Spirituality : Ruhsallık. Tinsellik. Ruhanilik. Kiliseye ait olma. Manevilik. Dinsellik. Toplumsal ya da bireysel olayların özdeksel olmayan, duyumsal ve ansal süreçlere ilişkin yanı. Dini değerlere önem verme. Maneviyat. Özcellik.

Spiritual intention of writer : Yaratmacının henüz düşünce aşamasında bulunan niyeti. Yaratmacının içten yasanı.

Spiritualizing : Manevi değer kazandırmak. Manevi anlam vermek. Tinselleştirmek.

Spiritualizes : Tinselleştirmek. Manevi değer kazandırmak. Manevi anlam vermek.

 

Spiritual life : Sanat felsefe ve kültür ile ilgilenme. Dinsel yasam. Tinsel yaşam. Manevi hayat.

Spiritual father : Manevi baba. Manevi lider. Hayranlık duyulan obje. Ruhani baba. Guru.

İngilizce Spiritualist Türkçe anlamı, Spiritualist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spiritualist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spiritualists : Tinselciler.

Exorcist : Kötü ruhları kovan kimse. Üfürükçü. Dua ile ruhları defeden kimse. Cinci hoca.

Psychic : Özdeksel olmayan ya da öze'ye ilişkin olan. Geleceği görme gibi garip olaylarla ilgili. Ruhsal. Medyum. Özcel.

Sensitive : Hassas, duygulu, uyarıları alacak yetenekte. İçli. Sensitive. Hassas. Duyarlı. Duygulu. Alıngan. Çabuk etkilenen. Duygun. Duyar.

Medium : Parlayıcı. Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre. İncelenecek yapıyı ortaya çıkarmak için x ışınlarını emen, baryum ve iyot gibi pozitif kontrast maddeler veya x ışınlarını fazla geçiren karbondioksit ve azotdioksit gibi negatif kontrast maddeler. Hücre kültür çalışmalarında kullanılan ve hücrelerin çoğalması veya yaşaması için gereksinim duyduğu her türlü makro ve mikro elementleri bünyesinde bulunduran çözeltiler, ortam. Ortalama. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yayıcı. Ortam. Bir kimsenin ya da bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Matbuat.

Exorcists : Cinci hoca. Kötü ruhları kovan kimse. Dua ile ruhları defeden kimse. Üfürükçü.

Warlocks : Erkek büyücü. Sihirbaz. Baş büyücü. Falcı. Büyücü.

 

Witch doctor : Büyücü hekim. Kabile büyücüsü.

Warlock : Sihirbaz. Erkek büyücü. Baş büyücü. Büyücü. Falcı.

Spiritualistic : Tinselcilik ile ilgili. Ruhanilik ile ilgili. Ruhsal meselelerle ilgili. Manevi konularla ilgili.

Spiritualist synonyms : spiritist.

Spiritualist ingilizce tanımı, definition of Spiritualist

Spiritualist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Spiritualistic. An ecclesiastic. One whose employment is of a spiritual character. One who professes a regard for spiritual things only.