Psychic türkçesi Psychic nedir
- Özdeksel olmayan ya da öze'ye ilişkin olan.
- Ruhsal.
- Medyum.
- Özcel.
- Geleceği görme gibi garip olaylarla ilgili.
Psychic ile ilgili cümleler
English: Ali claims to have psychic powers.
Turkish: Ali psişik güçlerinin olduğunu iddia ediyor.
English: Ali is a psychic.
Turkish: Ali bir medyum.
English: My mother's psychic friend has predicted we will have triplets.
Turkish: Annemin falcı arkadaşı üçüzlerimiz olacağı kehanetinde bulundu.
English: Tom has psychic abilities.
Turkish: Tom'un psişik yetenekleri var.
English: She has psychic abilities.
Turkish: Onun psişik yetenekleri var.
Psychic ingilizcede ne demek, Psychic nerede nasıl kullanılır?
Psychic impotence : Ruhsal iktidarsızlık.
Psychic isolation : Ruhsal tecrit.
Psychic trauma : Ruhsal travma. Psişik travma.
To be psychic : Ruhsal olmak. Psişik olmak. Altıncı hisse sahip olmak. Doğaüstü ruhsal güce sahip olmak.
Psychical : Psişik. Zihni. Ruhsal. Ruhi. Bkz.psychic.
Neuropsychic : Nöropsişik.
Psychicism : Ruhsallık. Ruhsal durumların tümüne verilen ad.
Metapsychics : Ruhötesi. Metapsişik.
Psychiatric : Akıl hastalıklarına ait. Pskiyatrik. Psikiyatrik.
Metapsychic : Metapsişik. Ruhötesi.
İngilizce Psychic Türkçe anlamı, Psychic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Psychic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inner : Dahili. Gizli. Nişan tahtasında ortanın bir üstü. Ruh. İçerdeki. Merkeze en yakın. Ayrıcalıklı. Saklı (anlam vb). İçteki. İçsel.
Evoker : Uyandıran. Hissettiren. Akla getiren. Ölülerin ruhlarının çağırılmasına neden olan kimse. Ruh çağırıcı. Ölülerin ruhunu çağıran kimse.
Psychics : Psikoloji.
Psychological : Ruhbilimsel. Ruhi. Özsel. Tinbilimsel. Psikolojik. Öze ya da öze süreçlerine ilişkin.
Psychologic : Ruhbilimsel. Psikolojik.
Psychical : Zihni. Bkz.psychic. Ruhi. Psişik.
Spiritual : Dini değerlere önem veren. Düşünsel. Dinsel. Tanrısal. Manevi. Mukaddes. Zeki. Dini.
Medium : Yayıcı. Matbuat. İfade vasıtası. Hücre kültür çalışmalarında kullanılan ve hücrelerin çoğalması veya yaşaması için gereksinim duyduğu her türlü makro ve mikro elementleri bünyesinde bulunduran çözeltiler, ortam. Vasıta. Muhit. Aracı. Herhangi bir kuvveti ya da özdeği içinde bulunduran ve devinime olanak veren bir özdek ya da karışım. İncelenecek yapıyı ortaya çıkarmak için x ışınlarını emen, baryum ve iyot gibi pozitif kontrast maddeler veya x ışınlarını fazla geçiren karbondioksit ve azotdioksit gibi negatif kontrast maddeler.
Mediums : Madde. Aracı. Çevre. Gereç. Vasıta. Ortam. Orta. Araç. Çare.
Evokers : Hissettiren. Ölülerin ruhunu çağıran kimse. Ruh çağırıcı. Ölülerin ruhlarının çağırılmasına neden olan kimse. Uyandıran. Akla getiren.
Psychic synonyms : inners, paranormal, mental, inward.
Psychic zıt anlamlı kelimeler, Psychic kelime anlamı
Normal : Olağan. Beklenilen durumda bulunan, olağandışılığı bulunmayan. Düzgülü. Muntazam. Orta. Dikgen. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Normal. Standart. Ortalama.
Physical : Mevcut. Somut. Maddi. Fiziki. Fiziksel. Bedensel. Muayene. Maddesel. Bedeni.
Psychic ingilizce tanımı, definition of Psychic
Psychic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to the human soul, or to the living principle in man.

Bu kısımda Psychic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Psychic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Psychic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Psychic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.