Psychics türkçesi Psychics nedir

Psychics ingilizcede ne demek, Psychics nerede nasıl kullanılır?

Metapsychics : Metapsişik. Ruhötesi.

Psychic impotence : Ruhsal iktidarsızlık.

Psychic isolation : Ruhsal tecrit.

Psychic trauma : Ruhsal travma. Psişik travma.

To be psychic : Altıncı hisse sahip olmak. Psişik olmak. Ruhsal olmak. Doğaüstü ruhsal güce sahip olmak.

Psychiatric interview : En az yöneltici bir tutumla görüşülen kişiyi sınırı belirsiz bir konu üzerinde ayrıntılı biçimde, özgürce konuşmaya özendiren ve yanıtlayıcının görüşlerini, düşüncelerini aydınlığa kavuştururken belli bilgileri açığa vurmasını bekleyen görüşme. bk. bireysel görüşme. Özesağaltıcı görüşme.

Psychical : Ruhsal. Bkz.psychic. Psişik. Zihni. Ruhi.

Psychicism : Ruhsal durumların tümüne verilen ad. Ruhsallık.

Psychic : Özcel. Ruhsal. Geleceği görme gibi garip olaylarla ilgili. Özdeksel olmayan ya da öze'ye ilişkin olan. Medyum.

Psychiatries : Ruh hekimliği. Psikiyatri. Akıl hastalıkları bilim dalı.

İngilizce Psychics Türkçe anlamı, Psychics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Psychics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mediums : Orta düzey. Çevre. Araç. Aracı. Gereç. Çare. Vasıta. Orta. Madde.

 

Psychology : Tinbilim. Organizmanın, özellikle insan organizmasının çevreye uyması ile ilgili sorunları inceleyen bilim. insanların duyum, heyecan, usavurma, algılama vb. özellikleri üzerinde araştırmalar yapan bilim. insanın ruhsal yaşamını etkileyen koşulları, etkenleri ve sorunları inceleme konusu yapan bilim. Ruhbilim. Ruh hali. İlm-i ahval-i ruh. Ruh bilimi. Ruhiyat.

Psychical : Psişik. Zihni. Bkz.psychic. Ruhsal. Ruhi.

Evoker : Uyandıran. Ruh çağırıcı. Akla getiren. Hissettiren. Ölülerin ruhlarının çağırılmasına neden olan kimse. Ölülerin ruhunu çağıran kimse.

Paranormal : Alışılmamış. Normal ötesi.

Mental : Akıl hastası. Akılsal. Zeka. Zihnen. Mental. Akıl. Akli. Çatlak. Ansal.

Psychologies : Ruh hali. İlm-i ahval-i ruh. Ruh bilimi. Ruhbilim. Ruhiyat. Tinbilim.

Psychic : Özcel. Geleceği görme gibi garip olaylarla ilgili. Özdeksel olmayan ya da öze'ye ilişkin olan. Ruhsal.

Medium : Bir kuvvetin etkimesini ya da bir etikinin iletilmesini sağlayan özdeksel çevre. Kültür ortamı. az çok katı besin maddesi, jelatin vb. ile karışık herhangi bir sıvı olup doku ve hücreler için yetiştirme kültürü. besi yeri. bir fiilin yapıldığı ya da bir etkinin taşındığı bir araç, çevre, hava. İfade vasıtası. Hücre kültür çalışmalarında kullanılan ve hücrelerin çoğalması veya yaşaması için gereksinim duyduğu her türlü makro ve mikro elementleri bünyesinde bulunduran çözeltiler, ortam. Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Orta durum. Orta. Çevre. Herhangi bir kuvveti ya da özdeği içinde bulunduran ve devinime olanak veren bir özdek ya da karışım.

 

Evokers : Uyandıran. Akla getiren. Ruh çağırıcı. Ölülerin ruhlarının çağırılmasına neden olan kimse. Ölülerin ruhunu çağıran kimse. Hissettiren.

Psychics zıt anlamlı kelimeler, Psychics kelime anlamı

Physical : Mevcut. Muayene. Bedensel. Somut. Fiziksel. Maddi. Fiziki. Maddesel. Bedeni.

Normal : Ortalama. Dikgen. Dikey doğru. Olağan. Beklenilen durumda bulunan, olağandışılığı bulunmayan. Normal. Standart. Dikey. Düzgülü. Muntazam.

Psychics ingilizce tanımı, definition of Psychics

Psychics kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Psychology.