Splat türkçesi Splat nedir

  • Sandalye arkalığı.
  • Bir sandalyenin arka orta kısmını oluşturan düz ahşap parça.
  • Şapırtı.
  • Koltuk arkalığı.

Splat ile ilgili cümleler

English: Try not to splatter the ink.
Turkish: Mürekkebi sıçratmamaya çalışın.

Splat ingilizcede ne demek, Splat nerede nasıl kullanılır?

Splats : Bir sandalyenin arka orta kısmını oluşturan düz ahşap parça. Koltuk arkalığı. Sandalye arkalığı. Şapırtı.

Splatter : Sıçratmak. Yağmak. Damlatmak (boya vb). Sıçramak. Su çarpmak. Serpiştirmek. Su sıçratarak yıkanmak. Serpmek. Şapır şupur yıkanmak. Su sıçratmak.

Splattered : Serpiştirmek. Sıçratmak. Su sıçratarak yıkanmak. Serpmek. Şapır şupur yıkanmak. Damlatmak (boya vb). Yağmak. Sıçramak. Su çarpmak.

Splattering : Damlatmak (boya vb). Serpmek. Sıçratmak. Şapır şupur yıkanmak. Su sıçratarak yıkanmak. Su çarpmak. Serpiştirmek. Yağmak. Sıçramak.

Splatters : Sıçramak. Sıçratmak. Serpmek. Yağmak. Su sıçratarak yıkanmak. Serpiştirmek. Şapır şupur yıkanmak.

Splanchnopleura : Splanknoplevra. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sölom epitelinin bağırsağı çevreleyen iç bölgesinin adı. Splanknoplöra. Splanknik mezoderm.

Splanchnotomy : Splanknotomi.

Splanchnologia : İç organlar bilimi. Şiplanknoloji.

 

Splanchnography : Splanknografl.

Splanchnopleure : Bağırsakların embriyonik oluşum aşaması (embriyoloji). Splanknoplevra.

İngilizce Splat Türkçe anlamı, Splat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ripple : Çağlama. Şapırdamak. Kıpraşmak. Hafifçe dalgalanmak. Şarıltı. Kırışıklık dalgası. Daire şeklinde yayılan dalga. Çağlayarak akmak. Keten ayıklama aleti. Hafifçe dalgalandırmak.

Flatten : Düzleştirmek. Yassılaştırmak. Yerle bir etmek. Dümdüz etmek. Bozum etmek. Yaslamak. Keyfini kaçırmak. Matlaştırmak. Düzleşmek. Yassılaşmak.

Plashed : Çağıltı. Şapırdatmak. Su sıçratmak. Şırıldamak. Gürüldemek (su). Sıçratmak (suyu). Çamurlu gölcük. Foşurdamak. Şırıltı.

Splash : Şarlamak. Serpmek. Yüzüne su çarpmak. Yıkanmak. Sıçramak. Sıçratmak. Cup diye düşmek. (su) sıçratmak. Suya çarpmak. Serpiştirmek.

Backrests : Sırtlık. Sırtın dayandığı yer. Arkalık. Sırtı dayayacak şey.

Backrest : Arkalık. Sırtı dayayacak şey. Sırtlık. Sırtın dayandığı yer.

Plash : Şırıltı. Şapırdatmak. Çamurlu gölcük. Gürüldemek (su). Çağıltı. Foşurdamak. Şırıldamak. Su birikintisi. Sıçratmak (suyu).

Plashes : Foşurdamak. Çağıltı. Şırıltı. Şırıldamak. Gürüldemek (su). Sıçratmak (suyu). Şapırdatmak. Su sıçratmak. Çamurlu gölcük.

Splat synonyms : splats, chair back, smacks.