Split apart türkçesi Split apart nedir

Split apart ingilizcede ne demek, Split apart nerede nasıl kullanılır?

Split : Paylaşmak. Bozuşma. Paylaşma, paylara ayırma. İhtilaf. Yarık. Titizlenmek. Pay. Çatlak. Paylaştırmak. Üleşmek.

Apart : Parça parça. Uyuşmayan. Başka. Bir yanda. Ayrılmış. Uzağa. Parçalar halinde. Ayrı. Farklı düşüncede. Ayrı bir yere.

Split a window : Pencereyi böl. Pencereyi bölmek.

Split and freeze panes : Yarı pencereleri böl ve dondur.

Split and merge technique : Yarma-kaynaştırma yöntemi.

Split ballot technique : Soruların dile getiriliş biçiminin yanıtlarda yarattığı yanlılık payını ölçmek üzere başvurulan ve benzer nitelikli evrenlere aynı soruların değişik biçimlerinden oluşmuş iki ayrı soru çizinliği uygulayıp sonuçları karşılaştırarak çözümlemeyi içeren güvenirlik sınaması, bk. güvenirlik kestirim yolları. İkiye ayırma yordamı.

İngilizce Split apart Türkçe anlamı, Split apart eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Split apart ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break to pieces : Parçalara ayrılmak. Tuzla buz olmak. Parça parça etmek. Tuzla buz etmek. Paramparça etmek.

Crashed : Kırılmak. Düşmek. Davetsiz olarak gitmek. Gürültü etmek. Gürültüyle düşmek. Sabahlamak. Batmak. Çarpmak. İflas etmek.

 

Decay : Çürütmek. Güçten düşmek. Azalmak. Çöküş. Eksilmek. Çürük. Gitar, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Halsiz düşmek.

Be through : İşe yaramaz olmak. Arkadaşlığı bozmak. Beraberliği bitirmek. Bir ilişkinin sonuna gelmek. Bitirmek. Bozuşmak.

Break into pieces : Parçalamak. Parçalara ayırmak. Parçalarına ayırmak.

Clear away : Kaldırıp götürmek. Toplamak. Toparlamak. Temizlemek. Yok olmak. Kaybolmak. Açmak. Sofrayı kaldırmak. Ortadan kaldırmak.

Adjourns : Son vermek (oturum vs). Sonraya bırakmak. Tehir etmek. Ertelemek. Geciktirmek. Oturuma son vermek. Bitmek. Sona ermek (toplantı veya oturum). Geçmek (bir yere). Tecil etmek.

Crack up : Gülmekten katılmak. Sağlığı bozulmak. Yıkılmak. Güçten düşme. Şalteri atmak. Sinir krizi geçirmek. Sinirsel çöküntü yaşamak. Güçten düşmek. Dağıtmak.

Crumble : Düşmek. Parçalamak. Ekmek vb ufaltmak. Harab olmak. Ufalamak. Çökmek. Yıkılmak. Un ufak olmak. Çok küçük parçalara ayırmak.

Break : Dalmak. Açıklık. Çiğnemek. Fırsat. Dizginlemek. Parçalamak. Yenmek. Tan. Daha iyi yapmak. Kırılmak.

Split apart synonyms : apostatized, be separated, absent oneself from, be through with, crashes, break with, be dispersed, apostatize, decomposes, abscond from, breaks, be scattered, cleared, adjourning, breaking up, adjourn, crash, bust up, be off, apostatizes, decays, decompose, crush, crushes, break away, break up, bow out of, come apart, adjourned, clears, apostatise, apostatizing, come to bits.