Apart nedir, Apart ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Nehri geçmek için kullanılan ilkel sal.
Apart ile ilgili Cümleler
- Benim apartman dairem sessiz ve temiz.
- Apartman patladı.
- Apartman dairesinde iki banyo var mıdır?
- Apartman dairesinde bir telefon var mı?
- Apartman ucuz fakat sadece ortak banyoları var.
- Tom'un apartmanının önündeki cadde sakindi.
- O, yeni apartmana taşındı.
- Apartman dairesinin bir garajı var mı?
- Apartman dairemi erkek kardeşimle paylaşıyorum.
- Apartmanda geri görüşürüz.
- Benim apartmanım seninkisinden daha rahat.
- Bu doğru apartman değil.
- Bu apartmanın sahibi üçüncü katta oturuyor.
Apart kısaca anlamı, tanımı
Apar : Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. Oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Oyuncuların sahnede, seyircilerin duyacağı ama sanki öbür oyuncuların duymayacağı biçimde kendi kendine konuşmaları. Oyuncunun seyirciye dönerek konuşması (Seyirciye sesleniş)
Apartheid : [Bakınız: Irk ayrımcılığı].
Apartıman : (Fransızca kökenli appertement) apartman. Apartman.
Apartma : Apartmak işi.
Apartmah : Götürmek.
Apartmak : Aparma işini yaptırmak. Çalmak, aşırmak, alıp kaçmak, habersiz götürmek, gizlice almak. Götürmek, alıp götürmek. Kaldırmak. [Bakınız: aparmak]. Aldatmak, kandırmak. Çaldırtmak. Yağma etmek. Yemek atıştırmak, obur gibi yemek. Bir işin hakkından gelmek, becermek. Kendi çıkarına çalışmak, el altından iş yapmak. Vaz geçirmek, caydırmak. Mübalâğalı konuşmak, mübalâğa etmek. Uğrulamak, çalmak.
Apartu : Baharda erken biten, beyaz çiçekli bir ot.
Apartuna : Ceketlerin kol ağzında yapılan yırtmaç. (Uşak).
Apartüman : Apartman.
Apart otel : Konaklayanların yeme içme gereksinimlerini kendilerinin karşılayabilmesi için odalarında veya katlarında her türlü gerecin bulunduğu otel, otelgarni.
Apartman : Birkaç katlı ve her katında bir veya birkaç daire bulunan yapı.
Geçmek : Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.
Geçme : Geçmek işi, mürur. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça.
Nehri : Nehirle ilgili olan.
İlkel : İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif. Basit, karmaşık olmayan. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
İlke : Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Davranış kuralı. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip. Öge, unsur. Temel bilgi.
İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
Sal : Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı. Tabut.
Diğer dillerde Aparatif anlamı nedir?
İngilizce'de Aparatif ne demek ? : aperitif

Bu kısımda Apart nedir? Apart ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Apart tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Apart hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.