Aparmak nedir, Aparmak ne demek
"Aparmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Sözü geçen para ehemmiyetsiz bir şeydi ve müdür muavini, onu çok ustalıkla aparmıştı." - H. Taner
- "Geçme namert köprüsünden, ko aparsın su seni." - Evliya Çelebi
Yerel Türkçe anlamı:
Götürmek, alıp götürmek.
Alıp götürmek
Götürmek, bk. apârmak
Götürmek, habersiz götürmek
Tutmak.
Götürmek.
Almak.
Yıkamak, temizlemek.
Getirmek.
Kaldırmak.
Aparmak, götürmek
Çalmak, aşırmak, alıp kaçmak, habersiz götürmek, gizlice almak.
Diğer sözlük anlamları:
Götürmek, alıp götürmek.
Aparmak anlamı, kısaca tanımı:
Götürmek : Öldürmek. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Bir sonuca vardırmak. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek. Taşımak, ulaştırmak veya koymak. Tümüyle sahip olmak. Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek.
Kaçmak : Bir yana doğru kaymak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Yok olmak. Hızla koşup bir yere saklanmak. Kaçgöçe uymak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Hızlı koşmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kaçınmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. İpi kopmak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Benzemek, andırmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Girmek.
Alıp götürmek : Yakalayıp götürmek, derdest etmek.
Gizlice : Kimseye göstermeden, kimseye belli etmeksizin, gizli olarak, zuladan.
Almak : İçeri sızmak, içine çekmek. Ele geçirmek, fethetmek. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Gidermek, yok etmek. Tat veya koku duymak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Erkek, kadınla evlenmek. İçecek veya sigara içmek. Satın almak. Kabul etmek. Yer değiştirmek. Görevden, işten çekmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Temizlemek. Yutmak, kullanmak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Kısaltmak, eksiltmek. İçeri girmesini sağlamak. Bürümek, sarmak, kaplamak. Örtmek, koymak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Başlamak. Yolmak, koparmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Kazanç sağlamak. Göreve, işe başlatmak. Sürükleyip götürmek. İçine sığmak. Yol gitmek, mesafe katetmek.
Çalmak : Üzerine sürmek. Bozmak, zarar vermek. Ses çıkarmak, ses vermek. Madeni oymak, kalemle işlemek. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Kumaşın bir parçasını kesmek. Süpürmek, temizlemek. Benzemek, andırmak. Vurarak veya sürterek ses çıkartmak. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Atmak, çarpmak, vurmak.
Diğer dillerde Aparmak anlamı nedir?
İngilizce'de Aparmak ne demek? : /y/ 1. to carry away. 2. slang to make off with.
Almanca'da Aparmak : wegschleppen, forttragen


Bu kısımda Aparmak nedir? Aparmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aparmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aparmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.