Spontaneous magnetization türkçesi Spontaneous magnetization nedir

  • Fizik alanında kullanılır.
  • Miknatıslayıcı bir etki olmaksızın demirmıknatıssal bir özdeğin mıknatıssal bölgeciklerinin kendi aralarında uyumlu yönelimi.
  • Kendiliğinden mıknatıslanım.

Spontaneous magnetization ingilizcede ne demek, Spontaneous magnetization nerede nasıl kullanılır?

Spontaneous : Kendiliğinden olan. Kendi kendine, kendiliğinden olan. Doğal. Eğitim, fizik alanlarında kullanılır. Spontane. Çabuk büyüyen (bitki). İçten doğan. Doğuş özelliklerinin ya da erkesinin yapısal sonucu olan, bir dış etkenin uygulamasından bağımsız. Spontan. Kendiliğinden oluşan.

Magnetization : Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Manyetizasyon. Mıknatıslılık özelliği kazanma, mıknatıslı alan oluşturma niteliği edinme. Magnetizasyon. Mıknatıslanma. Bir özdeğin mıknatıslık özelliği edinmesi. Mıknatıslama. Manyetikleşme. Mıknatıslaştırma. Manyezitleşme.

Spontaneous abortion : Çocuk düşmesi. Doğal düşük. Kendiliğinden düşük. Doğal çocuk düşmesi. Spontan aborsiyon. Çocuk düşürme. Spontan abortus. Spontan düşük. Düşük.

Spontaneous behavior : Kendiliğinden davranış.

Spontaneous combustion : Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kendiliğinden tutuşma. Özyanma. Kendi kendine yanma. Spontane tutuşma. Kendi kendine içten yanma. Katı yığınlarının hava oksijeniyle yavaş yavaş oksitlenmesi sonucu açığa çıkan ısının, kütlenin bir bölümünü tutuşturması ve ardından gelişen yanma olayı. Kendiliğinden yanma. İçten yanma.

 

Spontaneous fission : Bir öğecik çekirdeğinin dış bir etken olmadan bölünmesi. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Kendiliğinden fisyon. Kendiliğinden bolünüm. Nükleer fisyonun, bir dış etki olmaksızın kendiliğinden oluşması. Çekirdeğin kendiliğinden bozunması.

İngilizce Spontaneous magnetization Türkçe anlamı, Spontaneous magnetization eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spontaneous magnetization ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absolute units : Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Saltık birimler. Temel kütle. Salt birimler.

Absorptiometer : Soğurma cihazı. Soğurum ölçmek için kullanılan alet. Soğurumölçer. Belli dalga boylarında ışınını soğurumundan yararlanarak özdek derişimi ölçen aygıt. Absorbsiyometre.

Acoustic feedback : Bir ses aygıtı çıktısının birazının aygıtın girdisine ulaşarak çıktıyı etkilemesi. Hoparlör geri beslemesi. Akustik geribesleme. Ses geribeslemesi.

Absorption edge : Absorpsiyon kenarı. Soğurum kıyısı. Bir x-ışmı izgesinin birden kesildiği dalga boyu. bu tür izgenin resminde keskin bir kıyı görülür. Soğurum kenarı.

Absorption loss : Emme yitiği. Emme yitmesi. Absorpsiyon kaybı. Soğurum yitimi. Soğurma kaybı. Bir ortamdan geçen ya da bir ortamın yüzeyinden yansıyan bir erke türünün bir kesiminin başka bir erkeye dönüşerek yitimi. Emme kaybı.

 

Acoustic absorptivity : Ses soğurganlığı. Ses emiciliği. Ses emiciliği katsayısı. Bir yüzey tarafından soğurulan ses erkesinin yüzeye vuran erkeye oranı.

Abampere : On amperlik çıngı cereyan birimi. Saltık birim dizgesindeki elektrik akımı yeğinliği birimi. On amper. 10 ampere eşit akım birimi. 10 amper birim. Saltık ampere.

Absolute concentration : Saltık derişim. Birim oylumda bulunan özdek, erke ya da başka bir varlık tutarı; santimetre küp başına erg ya da sayı olarak verilir.

Absorptivity : Bir ortamın, bu ortamın sınırlarının hiç bir etkisi olmamak koşulu ile, birim kalınlığının iç yutma çarpanı. Emicilik. Emme yetkesi. Soğurabilirlik. Soğurma katsayısı. Yutuculuk. Emme sığası. Soğurganlık. Emebilirlik. Yutma katsayısı.

Abcoulomb : Abkulon. Saltık coulomb. Saltık birimler dizgesindeki elektrik yükü birimi. On kulon. Cgs sisteminin elektromanyetik birimi.

Spontaneous magnetization synonyms : absorption band, accumulation coefficient, absolute magnitude, absolute zero, accelerometer, abnormal reflection.