Spontaneous türkçesi Spontaneous nedir

  • Anında yapılan.
  • Düşünmeden yapılan.
  • Başka şeylerin etkisi altında kalmaksızın kendi kendine oluşan.
  • İçten doğan.
  • Eğitim, fizik alanlarında kullanılır.
  • Kendiliğinden.
  • Kendiliğinden olan.
  • Çabuk büyüyen (bitki).
  • Kendi kendine, kendiliğinden olan.
  • Spontane.
  • Doğal.
  • İçten gelen.
  • Kendi kendine olan.
  • Kendiliğinden oluşan.
  • Hazırlıksız.
  • Spontan.
  • Otomatik olarak olan.
  • Çabuk büyüyen (botanik terimi).
  • Doğuş özelliklerinin ya da erkesinin yapısal sonucu olan, bir dış etkenin uygulamasından bağımsız.

Spontaneous ile ilgili cümleler

English: Ali is spontaneous, isn't he?
Turkish: Ali doğal, değil mi?

English: Teaching spontaneous thinking is difficult in schools.
Turkish: Doğal düşünmeyi öğretmek okullarda zordur.

English: Due to injury to the cervix during dilation used in some abortions, your next baby may have a low birth weight or you may be more likely to have a spontaneous abortion in later pregnancies.
Turkish: Bazı kürtajlarda kullanılan genişleme sırasında rahim boynu yaralanma nedeniyle, bir sonraki bebek düşük doğum ağırlığına sahip olabilir veya daha sonraki gebeliklerde doğal düşük olması daha muhtemel olabilir.

English: Ali is quite spontaneous.
Turkish: Ali oldukça doğal.

English: A spontaneous fire started in the hay.
Turkish: Samanda kendiliğinden yangın başladı.

 

Spontaneous ingilizcede ne demek, Spontaneous nerede nasıl kullanılır?

Spontaneous abortion : Çocuk düşürme. Spontan abortus. Spontan düşük. Düşük. Spontan aborsiyon. Doğal çocuk düşmesi. Doğal düşük. Çocuk düşmesi. Kendiliğinden düşük.

Spontaneous behavior : Kendiliğinden davranış.

Spontaneous combustion : Kendi kendine içten yanma. Kendiliğinden yanma. Kendi kendine yanma. Özyanma. İçten yanma. Spontane tutuşma. Kendiliğinden tutuşma. Katı yığınlarının hava oksijeniyle yavaş yavaş oksitlenmesi sonucu açığa çıkan ısının, kütlenin bir bölümünü tutuşturması ve ardından gelişen yanma olayı. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır.

Spontaneous fission : Nükleer fisyonun, bir dış etki olmaksızın kendiliğinden oluşması. Kendiliğinden bolünüm. Kendiliğinden fisyon. Fizik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Çekirdeğin kendiliğinden bozunması. Bir öğecik çekirdeğinin dış bir etken olmadan bölünmesi.

Spontaneous generation : Dirimdışı türeme. Abiyogenez. Spontan jenerasyon. Cansızdan canlı oluşumu. Cansızlık. Spontan nesil. Kendiliğinden üreme.

Spontaneous igniton : Otomatik ateşleme.

Spontaneous ovulation : Spontan ovulasyon. Herhangi bir dış uyarım olmaksızın, kedi ve tavşan hariç diğer evcil hayvanlarda görülen, kendiliğinden biçimlenen yumurtlama.

 

Spontaneous recovery : Spontan düzelme. Kendiliğinden canlanma.

Spontaneous ignition : Kendiliğinden ateşleme. Otomatik ateşleme.

Spontaneous reaciton : Kendiliğinden olan reaksiyon.

İngilizce Spontaneous Türkçe anlamı, Spontaneous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spontaneous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Autogenous : Otojenöz. Kendi kendine oluşan. Otojen. Kendinden kaynaklanan.

Artless : Açıksözlü. Hünersiz. Sanatsız. Yalın. Saf. Beceriksizce yapılmış. Kültürsüz. Hilesiz. Kaba.

Instinctual : Otomatik. İçgüdüsel.

Visceral : İç organlara ait. İçorgansal. İç organda hissedilen. Organla ilgili. İçgüdüsel. İlkel. İçorganlarla ilgili. İç organlarla ilgili. Viseral.

Extemporary : Provasız. Doğaçlama yapılan. Doğaçtan yapılan. Evvelce düşünülüp hazırlanmamış. Doğaçtan.

Indigenous : İçkaynaklı. Bir yerde doğal olarak yetişen. Bir yere özgü. Yerli. Tabii. Yöreye özgü. Fıtri. Özgü. Yerel.

Prompt : Hatırlatmak. Hemen teslim edilen. Nakit. Unuttuğu bir şeyi hatırlatmak. Tam. Hızlı (cevap). Tez. Çabuk. Sufle etmek.

Improvisational : Doğaçlama. Uydurma. Provasız. Daha önceden hazırlık yapmadan.

Extemporaneous : İçten geldiği gibi. İrticali. İrticalen. Doğaçtan. Doğaçtan yapılan. Doğaçlamayla yapılan. Acele. Provasız.

Intuitive : Sezgisel. Sezgileri güçlü. Seziş ile olan. Anlaşılması ve kullanılması kolay (bilgisayar yazılımı vs.). Sezgiyle anlaşılan. Sezgi yoluyla keşfedilen. Sezgi yolu ile anlaşılan. İnsiyaki. Sezgiyle öğrenilen. Sezgili.

Spontaneous synonyms : per se, artlessly, cheerfully, inborn, freer, imprompt, unaffectedly, willing, as such, extemporal, easiest, as a matter of course, connatural, heartfelt, automatics, canonical, offhand, impromptu, instinctive, inherent, by oneself, spontaneously, instinctively, cheerful, on the spur of the moment, autogenetic, natural, autogenic, canonic, easier, self generated, unscripted, ad lib.

Spontaneous zıt anlamlı kelimeler, Spontaneous kelime anlamı

Induced : Uyarılmış. Teşvik edilmiş. Eyletik tepkime. Endüklenen. Eyletik. Başlatılmış. Tesir edilmiş. Endüklenmiş. İndüklenmiş.

Scripted : Senaryo olarak yazılmış. El yazısı ile yazılmış. Filme çekilecek veya yayınlanacakmış gibi yazılmış (bir metinle alakalı). Bir senaryoya göre programlanmış (bilgisayar). Bir senaryo şeklinde yazılmış.

Spontaneous ingilizce tanımı, definition of Spontaneous

Spontaneous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a spontaneous gift or proportion. Proceding from natural feeling, temperament, or disposition, or from a native internal proneness, readiness, or tendency, without constraint.