Extemporaneous türkçesi Extemporaneous nedir

Extemporaneous ingilizcede ne demek, Extemporaneous nerede nasıl kullanılır?

Extemporaneously : Önceden bir hazırlık yapmaksızın. Doğaçtan. Hazırlıksız bir şekilde. Doğaçlamayla. İrticalen. Doğaçlama. Doğaçlama olarak. Spontan olarak.

Extemporaneousness : Doğaçlama. Anında yapılabilirlik. Hazırlıksızlık. Önceden hazırlığa dayanmama.

İngilizce Extemporaneous Türkçe anlamı, Extemporaneous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extemporaneous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Offhand : Nezaketsiz. Düşüncesizce. Düşünmeden yapılmış. Rasgele. Rastgele. Rasgele yapılmış. Kaba. Saygısız. Düşünmeden.

Cursory : Baştan savma. Baştansavma. Üstünkörü. Gelişigüzel.

At half cock : Yarı kurulu. Tetiği yarım çekilmiş halde.

Off hand : Hazırlanmadan. İlk anda. Anında. İlk bakışta. Fazla düşünmeden. Herhangi bir hazırlık yapmadan. Dikkatsizce. Gelişigüzel. Yarım yamalak.

Prompt : Teşvik etmek. Harekete geçirmek. Çabuk. Unuttuğu sözleri sufle etmek. Yönlendirmek. -tirmek. Hatırlatmak. Sevk etmek. Tık para.

 

Discomposedly : Sinirli. Telaşlı.

Haste : Çabukluk. İvedilik. Hız. Telaş. İvedi. İvme.

Extempore : Aniden. Ani. Hazırlıksız yapılan konuşma.

Bustle : Faaliyet. Aceleyle hareket etmek. Telaşlanmak. Telaş etmek. Telaş. Acele hareket etmek. Koşuşturma. Koşuşma. Koşuşmak.

Extemporaneous synonyms : unrehearsed, hastier, ad lib, off the cuff, bustles, impromptu, expeditions, expedition, dispatch, unprepared, bustled, abruptness, flying, on the spur of the moment, hastes, improvised, offhandedly, imprompt, improvisational, offhanded, brusque, festinate, on the fly, spontaneous, incautious, extemporary, extemporaneously.

Extemporaneous zıt anlamlı kelimeler, Extemporaneous kelime anlamı

Prepared : Hazırlanmış. Gönüllü. Tedarikli. Hazırlıklı. Alesta. Hazırlandı. Amade. Hazır. İstekli. Önceden hazırlanmış.

Extemporaneous ingilizce tanımı, definition of Extemporaneous

Extemporaneous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unpremeditated. Extempore. Off-hand. Extemporary. Composed, performed, or uttered on the spur of the moment, or without previous study. As, an extemporaneous address or production.