Spring boc türkçesi Spring boc nedir

  • Çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (bovidae) familyasından, 130 cm kadar uzunlukta, 85 cm kadar yükseklikte, 20 cm kadar kuyruğu olan, hızlı hareket eden ve iyi sıçrayan, afrika'da yaşayan bir tür. afrika ceylanı.
  • Keseli antilop.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Spring boc ingilizcede ne demek, Spring boc nerede nasıl kullanılır?

Spring : Atlama. Bükmek. Köprü yayı. Hareketli köprüye sahip gitarlarda, esnekliğiyle köprünün iki yönlü hareket ettirilmesini sağlamak amacıyla köprü yuvası içerisine yerleştirilen ve sayısı köprü sertliği ile doğru orantılı, bir ucu pençeye diğeri bloğa tutturulmuş metal nesne. Kaynak. Yay. Tuzlu su kaynağı. Memba. Genellikle kireçtaşı ve alçı taşı gibi kayaçların yaygın olduğu yörelerde görülen az çok tuzlu, içilmeye elverişli olmayan kaynaklar, bk. acı su. Esnek.

Spring a leak : İşemek. Su sızdırmaya başlamak. Akmaya başlamak. Su almaya başlamak.

Spring balance : Bir yayın ucuna asılmış bir nesnenin ağırlığını, bir ileyicinin konumu, ile gösterecek biçimde bölümlenmiş aygıt. Kantar. Yaylı kantar. Yaylı tartaç. Yaylı terazi.

Spring bearing : Yaylı yatak.

Spring bed : Yaylı yatak.

İngilizce Spring boc Türkçe anlamı, Spring boc eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Spring boc ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Acacia : Akasya. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler.

Spring boc synonyms : abiotic environment, springbok, aardvark, a site, springboks, a chromosome, aardwolf, aardvarks.