Squawker türkçesi Squawker nedir

  • Nara atan kimse.
  • Şikayetçi olan kimse.
  • Şikayetini yüksek sesle dile getiren kimse.
  • Sızlanan kimse.
  • Bağıran kimse.
  • Hoparlör.
  • Şikayetçi.

Squawker ingilizcede ne demek, Squawker nerede nasıl kullanılır?

Squawkers : Şikayetçi. Şikayetçi olan kimse. Sızlanan kimse. Şikayetini yüksek sesle dile getiren kimse. Bağıran kimse. Nara atan kimse. Hoparlör.

Squawked : Cıyak cıyak bağırmak. Viyaklama. Ciyaklama. Dırdır etmek. Cıyaklamak. Şikayet. Viyaklamak. Ciyaklamak. Şikayet etmek. Caz yapmak.

Squawk : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şikayet etmek. Ciyaklama. Sarıcıya eklenerek elle çalıştırılan, ses kuşağı üzerindeki çalışmaları kolaylaştıran, yalınç bir okuma kafasından oluşan okuma bölümü. Şikayet. Cıyak cıyak bağırmak. Ciyaklamak. Viyaklama. Cıyaklamak. Caz yapmak.

Squawking : Belirtilen koddaki dost veya düşman tanıtmasını gösteren kod. Dırdır etmek. Ciyaklamak. Viyaklamak. Viyak viyak. Şikayet etmek.

Squawks : Viyaklamak. Viyaklama. Caz yapmak. Ciyaklamak. Cıyak cıyak bağırmak. Dırdır etmek. Şikayet. Cıyaklamak. Ciyaklama. Şikayet etmek.

Squabbier : Bodur.

Squaws : Kızılderili kadın. Evli kadın. Zevce (amerikan ingilizcesi).

Squab : Sedir. Bodur. Minder. Güvercin yavrusu.

Squaw : Zevce (amerikan ingilizcesi). Kızılderili kadın. Evli kadın.

 

Squabbler : Tartışan kimse. Kavgacı. Önemsiz şeyler üzerinde tartışan kimse. Didişen kimse. Ağız dalaşına giren kimse.

İngilizce Squawker Türkçe anlamı, Squawker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Squawker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Speakers : Konuşmacılar. Spiker. Meclis başkanı. Hoparlörler. Spikerler. Konuşmacı. Sözcü.

Amplifiers : Amplifikatör. Yükseltici. Büyütücü alet.

Grousers : Palet tırnağı. Dırdırcı. Homurdanan. Patinaj tırnağı.

Kvetch : (sürekli) şikayet etmek. Sürekli şikayet etme. Sürekli şikayet etmek. Alışkanlık haline gelmiş olan şikayet etmek. Şikayet etmeyi huy edinmiş insan.

Whiner : Sızlanan. Yakınan. Şikayet eden. Dırdır eden. Dırdırcı. Mızmızlanan.

Malcontent : Hoşnutsuz. Tatminsiz. Hoşnutsuz kimse. Tatmin olmayan. Memnun olmayan.

Orators : Nutuk çeken kimse. Dilekçe sahibi. Güzel konuşan kimse. Davacı. Başvuru sahibi. Konuşmacı. Hatip. Dilekçi.

Disgruntled : Üzgün. Kırgın. Huysuz. Canı sıkkın. Düş kırıklığına uğramış. Ters huylu. Hoşnutsuz. Canı sıkılmış.

Amplifier : Bir imlem girdisinin elektriksel gücünü yükselten, genellikle bir ya da bir kaç katlı eksiciksel aygıt. Aldığı sinyali güçlendiren ve çalgı aletleri için kullanılan tipleri aynı zamanda sinyalin belirli frekanslarını vurgulayabilen, ona tonal karakter ve kirlenim katabilen cihaz. Elektrik akımı yoluyla sesi uzakta bulunan alıcıya büyüterek ulaştıran aygıt. Ayrı bir kaynaktan güç alan ve içinden geçen elektriksel imin gücünü artıran elektronik aygıt. bunun, ses imlerinin gücünü artırıcı çeşidi; ses yükselteci. Yükseltici. Büyütücü alet. Amplifikatör. Yükselteç. Sesbüyütür.

 

Kickers : Tartışmayı etkileyecek gizli nokta. Vuran şey ve kimse. Mızmız. Çifte atma huyu olan at. Çifte atan at. Şut atan. Beklenmedik durum. Sözleşmeyi daha cazip hale getirmek için eklenen herhangi bir madde. Golcü.

Squawker synonyms : intercommunication system, loudspeaker system, squawk box, speaker unit, unpleasant person, disagreeable person, intercom speaker, screecher, screamers, speaker, barker, phone, shouters, loud hailer, crybaby, malcontents, exclaimers, loudspeakers, speaker system, complainant, grumbling, shrieker, grumblings, squawkers, carping, grouser, screamer, bullhorns, carpings, moaner, complaintive, complainers, howler.