Stalagmite türkçesi Stalagmite nedir

  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Stalagmit.
  • Karst bölgelerinde büyük mağaraların tabanında, aşağıdan yukarıya doğru direk biçiminde yükselen kireçli oluşuklardan her biri. bk. sarkıt.
  • Dikit.
  • İstalagmit.

Stalagmite ingilizcede ne demek, Stalagmite nerede nasıl kullanılır?

Stalagmites : Stalagmit. İstalagmit. Dikit.

Stalagmit : Dikit. İnlerin döşemesinde, kalsiyum oksit karbon tuzlarının çökelmesiyle oluşmuş sütun biçiminde damla taşları, (a. bk. damlataşı.).

Stalagmitic : Dikite benzeyen. Dikitlerle ilgili.

İngilizce Stalagmite Türkçe anlamı, Stalagmite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stalagmite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Abrasion platform : Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü. Dalga aşındırma düzlüğü.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

 

Cave : Çökmek. Siyasi partiden kopma. Kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, in ve mağaraların başlangıç evresi olan yeraltı oyuğu. Pes etmek. Siyasi partiden kopan grup. Oyulmak. Mağara. Açmak. Tünel oymak. Kovuk.

Aluvial terrace : Akarsu sekisi. Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Abandoned meander : Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm. Akmaz.

Afforestation : Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Orman yetiştirme. Ağaçlandırma. Ormanlaştırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Agricultural production : Taze meyve. Zirai üretim. Sebze. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Tarım üretimi. Tarımsal üretim.

Stalagmite synonyms : agricultural co operative, aluvial coast, dripstone, alluvial deposit, stalagmites, altimetric profile, cylinder, aboriginal population, air route, stalagmit, ageing of the population.

Stalagmite ingilizce tanımı, definition of Stalagmite

Stalagmite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A deposit more or less resembling an inverted stalactite, formed by calcareous water dropping on the floors of caverns. Hence, a similar deposit of other material.