Stalinism türkçesi Stalinism nedir

  • Stalincilik.

Stalinism ingilizcede ne demek, Stalinism nerede nasıl kullanılır?

Stalinist : Stalinci.

Stalinistic : Stalincili.

Stalinists : Stalinci.

Destalinisation : (heykellerini yıkarak veya yapıtlarını yok ederek) stalin'in fikirlerini ve bu fikirlerin halkın üzerinde yarattığı etkiyi ortadan kaldırma çabası. Destalinizasyon. Stalinsizleştirme.

Destalinization : (heykellerini yıkarak veya yapıtlarını yok ederek) stalin'in fikirlerini ve bu fikirlerin halkın üzerinde yarattığı etkiyi ortadan kaldırma çabası. Stalinsizleştirme. Destalinizasyon.

Costalis : Kostalis. Kaburgaya ait, kaburgayla ilgili olan.

Castalia : North carolina eyaletinde yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Kastalya.

Crystalization of oils : Hayvansal yağların rafine edilip sertleştirilmesi, erime noktası 46-48 dereceye yükseltilmesi, oksidasyona karşı stabilize edilmesi ve son olarak püskürtme cihazında taşıyıcı madde olan nişastayla yağ damlacıkları ince bir biçimde püskürtülmesi, şok etkisi yapacak biçimde soğutularak kristalleştirilmesi olayı. Yağların kristalleştirilmesi.

Arteria caudalis femoris distalis : Arterya kaudalis femoris distalis. A. caudalis femoris’ten orijin aldıktan sonra yana yönelerek özellikle m. gastrocnemius ve m. biceps femoris'i vaskularize eden atardamar.

 

Stalingrad : Volgograd'ın (rusya'nın batısında bir şehir) eski adı.

İngilizce Stalinism Türkçe anlamı, Stalinism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stalinism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Totalitarianism : Totalitaryanizm. Totalitarizm. Erktekelciliği. Totaliterlik. Tek particilik. Totaliter yapı. Devletin, başka deyişle devleti temsil eden toplumsal kümenin yalnız siyasal erki değil, bütün etkinlik alanlarını, bütün toplumsal kümeleri tek başına denetimi altında bulundurduğu toplumsal örgütleniş biçimi. Totaliterizm. Totaliter yönetim sistemi.

Shogunate : Mutlak idare. Askeri komutanlıkla yönetilen yer. Şogın hükümranlığı. Şogınlık.

Dictatorship : Buyuruculuk. Bir kişinin ya da küçük bir kümenin herhangi bir toplumsal sınıf yararına, devlet erkini kullanarak bütün toplumsal kurumları, toplum üyelerini tam ve gönlünce bir denetim altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi. Despotizm. Buyurganlık. Bir diktatör tarafından yönetilen devlet. Diktatörlükle yönetme. Buyrukçuluk. Diktatörlük. Diktatörlükle yönetilen ülke.

Police state : Sakçı devleti. Polis devleti.

Tyranny : Tiranlık. Zorba hükümet. Zulüm. Zorbalık yönetimi. İstibdat. Zorba yönetim. Zorbalık. Sulta. Siyasal erki herhangi bir yolla ele geçiren kişi ya da toplumsal kümenin bu erki başına buyruk, baskıcı ve genellikle acımasız bir biçimde uyguladığı siyasal düzen. Tahakküm.

Despotism : Otokrasi. Zulüm. Totaliteryanizm. İstibdat. Despotluk. Despotizm. Zorbalık. Diktatörlük. Baskı idaresi. Baskı yönetimi.

 

Autarchy : Ekonomi yeterliği. Otarşi. Mutlak hakimiyet. Bir ülkenin bir başkasına gerekseme duymadan kendi yağı ile kavrulması (yaşaması). Tutumsal yeterlik. Bağımsız ekonomi politikası. Muhtariyet. İktisadi yeterlik. Bir ülkenin diğerlerini gereksemeden yaşayabilmesi.

Caesarism : Askeri diktatörlük. Emperyalizm. Diktatörlük. Sezarizm.

Authoritarianism : Üstlük-astlık ilişkilerine aşırı önem verme, kişilere az saygı duyma, saymacılık ve ayırt etmesiz uymacılık eğilimlerinin tümü. Otoritecilik. Yetkecilik. Otoriter rejim. Otoriterizm. Otoritarizm. Otoritercilik. Sıkı yönetim. Mutlak idare.

Autocracy : İstibdat. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Saltıkçı yönetim. Mutlak monarşi. Saltıkçılık. Otokrasiyle yönetilen ülke. Baskı rejimi. Otokrasi. Saltçılık.

Stalinism synonyms : one man rule, monocracy, absolutism.