Dictatorship türkçesi Dictatorship nedir
- Buyrukçuluk.
- Diktatörlükle yönetilen ülke.
- Diktatörlükle yönetme.
- Diktatörlük.
- Buyurganlık.
- Buyuruculuk.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Despotizm.
- Bir diktatör tarafından yönetilen devlet.
- Bir kişinin ya da küçük bir kümenin herhangi bir toplumsal sınıf yararına, devlet erkini kullanarak bütün toplumsal kurumları, toplum üyelerini tam ve gönlünce bir denetim altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi.
Dictatorship ile ilgili cümleler
English: Augusto Pinochet's dictatorship was one of the most violent of the century.
Turkish: Augusto Pinochet'nin diktatörlüğü yüzyılın en zorbalarından biriydi.
English: Myanmar is ruled by a military dictatorship.
Turkish: Myanmar askeri bir diktatörlük tarafından yönetiliyor.
English: Democracy is the dictatorship of the majority.
Turkish: Demokrasi çoğunluğun diktatörlüğüdür.
English: Do you think that all dictatorships are bad?
Turkish: Tüm diktatörlüklerin bu kadar kötü olduğunu düşünüyor musunuz?
English: We'll topple this dictatorship.
Turkish: Biz bu diktatörlüğü devireceğiz.
Dictatorship ingilizcede ne demek, Dictatorship nerede nasıl kullanılır?
Dictatorship of the proletariat : Proletaryanın diktatörlüğü. Proletarya diktatörlüğü.
Bureaucratic dictatorship : Bürokratik diktatörlük.
Constitutional dictatorship : Anayasal diktatörlük.
Dictatorships : Diktatörlükle yönetme. Despotizm. Buyrukçuluk. Bir diktatör tarafından yönetilen devlet. Diktatörlük. Buyurganlık.
Dictators : Diktatörler. Dikte eden kimse. Diktatör. Yazdıran kimse.
Dictator : Dikte eden kimse. Diktatör. Yazdıran kimse.
Dictatorial : Zorgulu. Amirane. Diktatörce. Diktatör.
Dictatorialness : Despotluk. Diktatörlük. Amiranelik. Tiranlık. Baskıcılık.
Dictatory : Buyurucu. Diktatör. Zorba tavırlı. Diktatörce.
Dictatorially : Diktatöre benzer şekilde. Amirane bir şekilde. Tiranca. Despotça. Baskı uygulayarak. Diktatörce.
İngilizce Dictatorship Türkçe anlamı, Dictatorship eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Dictatorship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Agnation : Hısımlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık. Soydaşlık.
Acculturation : Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel etkileşim. Kültürel uyum. Çevresindeki kültürü kabullenme. Ekinsel yozlaşma. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci.
Autocracy : Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Mutlak monarşi. Baskı rejimi. Otokrasiyle yönetilen ülke. Mutlakiyet idaresi. Otokrasi. İstibdat. Saltıkçı yönetim. Saltçılık. Saltıkçılık.
Absolutism : Mutlak idare rejimi. Saltçılık. Tarih, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Mutlakçılık. Mutlakiyet. Absolutizm. Mutlakıyet. Hükümdarın, tüm siyasal erki elinde bulundurduğu yönetim biçimi. Mutlakiyetçilik.
Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.
Hardhandedness : Gaddarlık. Vahşilik. Eli ağırlık. Baskıcılık. Zorbalık.
Totalitarian regime : Totalitarizm. Totaliter rejim. Zorba yönetim. Otokrasi.
Caesarism : Askeri diktatörlük. Emperyalizm. Sezarizm.
Authoritarianism : Otoritarizm. Üstlük-astlık ilişkilerine aşırı önem verme, kişilere az saygı duyma, saymacılık ve ayırt etmesiz uymacılık eğilimlerinin tümü. Otoritercilik. Mutlak idare. Otoritecilik. Yetkecilik. Sıkı yönetim. Otoriterizm. Otoriter rejim.
Abilities : Kabiliyet. Beceri. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenekler. İktidar. Yeterlik. Yetenek. Güç.
Dictatorship synonyms : one man rule, monocracy, tyranny, stalinism, shogunate, acclimatation, dictatorships, age group, achievement motive, despotism, affection, despotisms, aesthetic, all round development of individual, dictatorialness, police state, bossiness, one party, adaptive behavior, age grade, tyrannicalness, aesthetical ideal, autarchy, totalitarianism, age distribution, alienation, peremptoriness, agression.
Dictatorship ingilizce tanımı, definition of Dictatorship
Dictatorship kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The office, or the term of office, of a dictator. Hence, absolute power.

Bu kısımda Dictatorship kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Dictatorship ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Dictatorship anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Dictatorship ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.