Dictatory türkçesi Dictatory nedir

Dictatory ingilizcede ne demek, Dictatory nerede nasıl kullanılır?

Dictator : Diktatör. Yazdıran kimse. Dikte eden kimse.

Dictatorial : Diktatör. Diktatörce. Amirane. Zorgulu.

Dictatorial regime : Despotik yönetim sistemi. Diktatörlük rejimi. Tiranlık liderliği. Dikta yönetimi.

Dictatorially : Tiranca. Amirane bir şekilde. Despotça. Diktatöre benzer şekilde. Baskı uygulayarak. Diktatörce.

Dictatorialness : Diktatörlük. Despotluk. Baskıcılık. Amiranelik. Tiranlık.

Dictating : Dikte etmek. Etkilemek. Dikte ediliyor. Zorla kabul ettirmek. Söyleyerek yazdırmak. Emretmek. Belirlemek.

Dictators : Diktatör. Dikte eden kimse. Yazdıran kimse. Diktatörler.

Dictatorship : Diktatörlük. Bir kişinin ya da küçük bir kümenin herhangi bir toplumsal sınıf yararına, devlet erkini kullanarak bütün toplumsal kurumları, toplum üyelerini tam ve gönlünce bir denetim altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi. Bir diktatör tarafından yönetilen devlet. Buyurganlık. Despotizm. Diktatörlükle yönetilen ülke. Diktatörlükle yönetme. Buyuruculuk. Buyrukçuluk.

Dictates : Etkilemek. Emretmek. Dikte etmek. İmla yazdırmak. Söyleyerek yazdırmak. Yazdırmak. Gerektirmek. Söyleyip yazdırmak. Söylemek. Belirlemek.

 

Constitutional dictatorship : Anayasal diktatörlük.

İngilizce Dictatory Türkçe anlamı, Dictatory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dictatory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Potestative : Otoriter. Amirane. Askıya alıcı. Yetkili.

Autocrat : Despot. Saltıkçı. Otokrat. Zorba.

Caesar : Sezar. Otokrat.

Tyrant : Cebbar. Zalim. Zorba hükümdar. Ceberut. Tiran. Zalim hükümdar. Müstebit. Despot. Zorba. Müstekbir.

Potentate : Hükümdar.

Despot : Acımasız. Zorba. Despot. Alikıran başkesen. Tiran. Ceberut. Bir ülkeyi zora ve baskıya dayanarak yöneten kişi. rum ortodokslarının dinsel başkanları (metropolit karşılığı).

Imperative : Zorunluluk. Kaçınılmazlık. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.’nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alım’dır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb. Zorunlu şey. Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Zorunlu. Mecburi. Emreden. Buyruk. Emir belirten.

 

Autarch : Tiran. Otokrat. Sınırsız yetkisi olan yönetici.

Moralist : Ahlakçı. Ahlak kuramcısı. Törebilimci. Eylem, davranış ve düşüncelerinde ahlak kurallarına çok önem veren kimse. ahlak bilgini; ahlak dersi veren filozof. Moralist.

Dictatory synonyms : swayer, strongmen, duces, masterful, martinet, disciplinarian, dictators, ruler, fuhrers, authoritative, magisterial, dictatorially, dictator, dictatorial, the big brother, oppressor, strong man, fuhrer, fascistic, imperious, peremptory, autocrats, strongman, authoritarian, tyrannizer, shogun, big brother, overbearing.

Dictatory zıt anlamlı kelimeler, Dictatory kelime anlamı

Fast : Hızlı. Süratli. Perhiz yapmak. Yapışmak. Geriye sarmanın hızlı olanı. Sabit (renk). Rengi atmaz. Dayanmak. Oruç tutmak. Çabuk.

Dictatory ingilizce tanımı, definition of Dictatory

Dictatory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dogmatical. Overbearing. Dictatorial.