Station wagon türkçesi Station wagon nedir
- Pikap.
- Steyşın vagon.
- Kamyonet.
- Steyşın.
- Station araba.
- Aile arabası.
- Kaptıkaçtı.
- Steyşın araba.
Station wagon ile ilgili cümleler
English: Does Ali drive a station wagon?
Turkish: Ali bir pikap sürebilir mi?
Station wagon ingilizcede ne demek, Station wagon nerede nasıl kullanılır?
Station : Durak. Atletizm, bilişim, jeoloji alanlarında kullanılır. Toplumsal konum. Mevki. Karakol. 1500 metreye dek yapılan koşularda, çıkış çizgisi gerisinden yarışa başlanılan bölüm. Tayin etmek. Makam. Terminal. Tarihten önceki insanların yaşadığı yer.
Wagon : Yük arabası. Katar. Dört tekerlekli yük arabası. Üzerinde yiyecek taşınan küçük el arabası. Dört tekerlekli. Dört tekerlekli atlı yük arabası. Vagon. Sanatçıların içinde yaşadıkları tekerlekli ev. Araba konut. Sirkin barınma ve çeşitli çalışma yerleri olarak kullanılan araba. arabalar bir yerden başka bir yere gitmede de kolaylık sapar.
Station hospital : Sabit hastane. Bölge hastanesi. Garnizon hastanesi.
Station house : İstasyon. Karakol. İtfaiye merkezi. Sakçı karakolu. Gar. İstasyon binası. Polis merkezi.
Station in life : Sosyal statü. Sosyal durum. İçtimai mevki. Sosyal mevki.
Station log : Merkez kayıt defteri. Durak günlüğü. İstasyon günlüğü.
İngilizce Station wagon Türkçe anlamı, Station wagon eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Station wagon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sedan : Minnesota eyaletinde şehir. Binek otomobili. Kansas eyaletinde şehir. Tahtırevan. Sedye. Ulaşım amaçlı olarak iki hamalca taşınan koltuk. Binek arabası (körüksüz). Dört kapılı büyük araba.
Phonograph : Kayıt aygıtı. Gramofon. Fonograf. Gramofon (amerikan ingilizcesi).
Cartridge : Kutucuk. Hartuç. Kovan. Pikap kafası. Zarf. Kartuş. Fişek. Kutu.
High : Uçma. Öfkelenmek. Lise. Yüksek basınçlı bölge. Direnmek. Zirve. Yüksek. Yüksek yer.
Turntable : Pikap platformu. Döner levha. Döner yüzey. Döner platform. Döner saç. Sahne içinde dönebilen yüzey. Plak döndüreci. Döner tabla.
Pickups : Arabaya alma. Vurgun. Sokakta tanışılmış kadın. Kaldırma. Canlandırıcı içki. Artma. Hızlanma. Pikap kafası.
Pickup : Alniko, seramik gibi mıknatısların çevresine iletken bir telin sarılması yoluyla elde edilen ve gitar tellerinin titreşimini ses sinyaline dönüştüren aygıt. Sokakta tanışılmış kadın. Yükselme. Kaldırma. Rastgele dostluk. Manyetik. Pikap kafası. Artma. Pikap kolu. Hızlanma.
Cartridges : Kutu. Fişek. Zarf. Kartuş. Hartuç. Film kutusu (fotoğrafçılık terim).
Sedans : Kansas eyaletinde şehir. Ulaşım amaçlı olarak iki hamalca taşınan koltuk. Tahtırevan. Sedye. Sedan. Binek arabası (körüksüz). Minnesota eyaletinde şehir. Binek otomobili.
Station wagon synonyms : estate car, pickup truck, hatchback, phonographs, gramophone, carryalls, record player, minibus, carryall, delivery car, gramophones, vans, shooting brake, van.

Bu kısımda Station wagon kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Station wagon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Station wagon anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Station wagon ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.