Stationers türkçesi Stationers nedir

Stationers ingilizcede ne demek, Stationers nerede nasıl kullanılır?

Stationers company : 1556 tarihli kral fermanı ile kurulan, kitap baskı ve satış yetkisi verilmiş bulunan dernek. Kitapçılar loncası.

Stationer : Kırtasiye. Kırtasiyeci. Kağıtçı. Kırtasiye dükkanı. Kırtasiye ofisi.

Stationeries : Yazı malzemesi. Kırtasiye. Mektup kağıdı ve zarf. İleti örneği. Kırtasıye. Mektup kağıtları ve zarflar. Kırtasiye malzemesi.

Stationery : İleti örneği. Mektup kağıdı ve zarf. Yazı malzemesi. Kırtasiye malzemesi. Kırtasıye. Mektup kağıtları ve zarflar. Kırtasiye.

Stationery pad : Kalıcı dosya.

Station log : Durak günlüğü. Merkez kayıt defteri. İstasyon günlüğü.

Station in life : Sosyal statü. Sosyal durum. İçtimai mevki. Sosyal mevki.

Letterhead stationery : Antetli kağıt.

Stationery shop : Kırtasiye mağazası. Kırtasiyeci. Kırtasiye dükkanı.

Office stationery : Ofis gereçleri. Büro malzemesi.

İngilizce Stationers Türkçe anlamı, Stationers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stationers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paper work : Kağıt işi. Evrak işleri.

Stationery shop : Kırtasiye mağazası.

 

Stationeries : Yazı malzemesi. Mektup kağıdı ve zarf. Kırtasıye. Mektup kağıtları ve zarflar. Kırtasiye malzemesi. İleti örneği.

Writing paper : Yazışma kağıdı. Yazı kağıdı. Mektup kağıdı.

Letter paper : Mektup kağıdı. Mektup yazmak için kullanılan kağıt.

Letterhead : Başlıklı (kağıt). Antetli kağıt. Başlıklı mektup kağıdı. Mektup kağıdı başlığı. Başlıklı kağıt. Mektup başlığı. Antet.

Stationery : İleti örneği. Kırtasiye malzemesi. Kırtasıye. Yazı malzemesi. Mektup kağıtları ve zarflar. Mektup kağıdı ve zarf.

Red tape : Bürokratik işlem. Kırtasiyecilik. Bürokratik formaliteler. Bürokrasi. Aşırı bürokrasi. Bürokratik işlemler. Formalite. Resmi formaliteler.

Stationers synonyms : nonmoving, stationery seller, stationer, bureaucrat, unmoving.

Stationers zıt anlamlı kelimeler, Stationers kelime anlamı

Moving : Hareket eden. Hareket etme. Acıklı. Devingen. Taşınma. Tesirli. Dokunaklı. Duygulandırma. Hareket ettirme. Duygulandırıcı.

Unfixed : Belirlenmemiş. Kararlaştırılmamış. Çıkarılmış. Çözülmüş. Sökülmüş.